____GAZETECİ Furkan Karabay “kendini” yazdı: CEZAEVİNDEN MAHKEMEYE, DEMİR KELEPÇE! / günlerden 21 ekim
Saat sabah 08:00, hücrelerindeki mahkumlar sayılmaya başlandı. Artık 60, 70 kişilik koğuşlarda değiliz ki “1, 2, 3…60” diye ip gibi dizilip kendimizi saydıralım. Görünmen yeterli gardiyana, zaten bir göz odada görülecek senden başka bir şey de yok. Sayımın ardından yatağımın ucundaki demir kapının mazgalı açıldı, “Mahkemen var hazır mısın?”, “Hazırım, hazırım, onlar hazır mı ama bilmiyorum gidince göreceğiz.” 3 dal sigara aldım yanıma, adliyenin nezaretinde çakmak bulursak tellendiririz diye. “Dosya alacak mısın yanına?” dedi gardiyan, “Yok” dedim boşvermişlikli, ne yapacaktım zaten dosyaları, en fazla ceza verir, döneceğim yer yine hapishane değil miydi sanki? “Haspinallah” dedim içimden, kollarımı sallayarak yumruklarımı sıkarak yürümeye başladım. Karşıdan Tayfun Kahraman’ın geldiğini gördüm, yine tıraşını olmuş, gömleğini giymiş, pırıl pırıl gülümsüyordu. “Tayfun abii” diye seslendim, “Ne yapıyorsun yine geldin değil mi?”, “Geldim abi geldim, ne yapayım, seni özledim”, “Özleme oğlum beni.” Gülmeye başladı Tayfun Kahraman, “Beni özleme” deyip hücresine giden koridora saptı eşlikçi gardiyanlarla.
Han kapısına vardığımda jandarma erlerine arattım kendimi, ardından bileklerimi uzattım demir kelepçeyi vurdurdum. Kafamı kaldırdım, tabutluk ring aracı değil de beyaz otobüsü gördüm. “Oh be” dedim, tabuta binmiyoruz, etrafı izleye izleye gideriz adliyeye. Adımımı attım otobüse, en arkadaki tek boş koltuğa oturdum, 20 kişi vardı, kimi uyuyor, kimi tellerle çevrili camdan dışarıyı izliyordu… Adli mahkumlardı yanımdakiler, mahkum mahkuma bakınca suç tipini anlarmış bir süre sonra, Toso Dayı söylemişti. Yüzlere bakınca mahkumların çoğunun 3 no’ludan olduğu anlaşılıyordu. Silivri’de 10 farklı hapishane bulunuyor, amaç suç tiplerine göre mahkumları ayırmak, uyuşturucu, yaralama, hırsızlık, silah, terör, örgüt hepsinin bir “no’lusu” var.
Çağlayan Adliyesinin -7’nci katına geldik, kapı açıldı, ikişer ikişer inip jandarmalara bağlanıp nezarete kapatıldık. Adliye nezaretleri tutukluların sosyalleşme alanlarıdır. Kimi suç ortağını, kimi hasmını bekler, kimiyse selam getirip selam götürür. Demir parmaklığın ardına 30,40 mahkum kapatıldık, herkes birbirini gözleriyle tartıyordu, “Acaba hasmım var mı” diye. Devir karışık, hiç tanımadıkları iki, üç aylık gençlik çetesi belki de kendilerini hasım ilan etmişti, bilmiyorlardı. Ancak mahkum mahkuma muhtaçtır, bunu da en iyi yine mahkumun kendisi bilir. Sigara vardı, ancak çakmak yoktu. Herkes ilk taşın atılmasını bekliyordu, sigarası olan sigarasının olduğunu, çakmağı olansa çakmağı olduğunu ilk gösteren olmak istemiyordu ta ki tuvaletin köşesinde bir mahkum sigarasını sahildeymiş gibi çıkarıp yakana kadar. Gardlar düştü, perdeler indirildi, 40 yıllık dostmuşçasına sigarası olanlar köşeye gidip olmayanlara ikram etmeye başladı. Tam o anda jandarma erleri içeri girip sigaraları topladı, ilk deneme atışı başarıyla geçildi, bir daha gelmezlerdi, hemen bir sigara yakıp dönmeye başladık sırayla. En son lisede hızlı hızlı sigara dönmüştüm.
“Sen neredensin”, “9 no’lu”, “Allah allah, nasıl başkanlar da orada değil mi?”, “Evet”, “Ne iş yapıyorsun”, “Gazeteciyim”, “Yaş kaç”, “29”, “Evli misin”, “Yok”, “Nerede oturuyorsun”, “Dostum çat çat soruyorsun sorguda gibiyim”, “Ne bileyim hızlı hızlı cevap veriyorsun, ben de aklıma geldikleri soruyorum o yüzden.” Gülmeye başladım karşımda yeni tutuklu uyuşturucu harmanı mahkum vardı, neden sorulara kitlendiği de belliydi, yeni tutuklu olduğu için yoksunluğu üzerinden atamamıştı. Aynı soruları bu kez ben sormaya başladım, kahkahalara boğuldu. “9 no’luyu” duyan da yanımıza gelmiş, İmamoğlu’nu, hücre tipini soruyordu, “İyi de mi tek, gerçi delirir insan orada”, “Televizyon var mı”, “Konuşmadan kafayı yersin”, “Başkanları gördün mü”… Nezaret duman altıydı, kimi daltonlardan, kimi uyuşturucudan, kimi bahis çetelerindendi. Hepsinin ortak fikriyse, “hadi bizi anladık, gazeteci, belediye başkanı, milletvekili, sizin ne işiniz var hapiste?” idi.
21 EKİM’LER
1854 - Kırım Savaşı'nın başlaması üzerine modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale, 38 başka hemşireyle birlikte Üsküdar'daki Selimiye Kışlası'na gönderildi.
1860 - İlk özel siyasi gazete Tercümanı Ahval çıkmaya başladı. Sahibi Yozgatlı Çapanoğlu Agah Efendiydi.
1878 - Almanya'da Otto von Bismarck antikomünist özellikteki Anti-Sosyalist Yasa'yı yürürlüğe soktu.
1879 - Thomas Edison, karbon filamanlı elektrik ampulünü icat etti.
1935 - Almanya, Milletler Cemiyeti'nden resmen ayrıldı.
1938 - Japonlar, Çin'in Kanton şehrini işgal etti.
1940 - Ernest Hemingway'in Çanlar Kimin İçin Çalıyor kitabı New York'ta basıldı.
1944 - Kızıl Ordu tarafından Alman sivillere karşı Nemmersdorf Katliamı işlendi.
1945 - Fransa'da kadınlar, ilk kez oy kullanma hakkı elde etti.
1945 - Nüfus sayımı yapıldı. Türkiye nüfusunun 18.871.203 olduğu açıklandı. İstanbul il nüfusu ise 1.071.686.
1950 - Çin askerleri Tibet'i işgal etti.
1965 - İkeya seki kuyruklu yıldızı, Güneşin 450,000 kilometre yakınından geçti.
1969 - Doğan Avcıoğlu liderliğinde Devrim gazetesi yayımlanmaya başladı.
1969 - Batı Almanya'da sosyal demokrat Willy Brandt Şansölyeliğe (başbakan) seçildi.
1971 - Pablo Neruda, Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1972 - Profesör Mümtaz Soysal Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nca, Anayasaya Giriş adlı ders kitabında komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklandı.
1973 - Necmettin Erbakan Millî Selamet Partisi Genel Başkanı seçildi.
1977 - Avrupa Patent Enstitüsü (EPI) kuruldu.
1981 - Atatürk Barajı'nın temeli, Devlet Başkanı Kenan Evren tarafından atıldı.
1983 - Uzunluk ölçüsü metre, ışık hızı üzerinden yeniden tanımlandı ama uzunluğu yine aynı kaldı. Buna göre 1 metre ışığın havasız ortamda saniyenin 1/299,792,458 'i süresince katettiği mesafedir.
1984 - Afşin-Elbistan Termik Santrali açıldı.
1985 - Alman gazeteci ve yazar Günter Wallraff'ın Türk işçisi kimliğiyle yaşadıklarını anlattığı En Alttakiler (Ganz Unten) adlı yapıtı piyasaya çıktı.
1987 - Türkiye'de montajı yapılan ilk savaş uçağı F-16 Savaşan Şahin resmî törenle uçuruldu.
1990 - Genel nüfus sayımı: Türkiye'nin nüfusu 56.473.035
1992 - Almanya Yeşiller Partisi kurucularından ve ilk genel başkanı Petra Kelly evinde ölü bulundu.Kelly'nin hayat arkadaşı emekli general Gerd Bastian'la birlikte intihar ettiği anlaşıldı.
1997 - Anadolu Ajansı, uydu ile kesintisiz haber yayınını, Başbakan Mesut Yılmaz'ın da katıldığı toplantı ile başlattı.
1997 - Avrasya feribotunu kaçırmaktan mahkum Ramazan Zubaroyev ile Roki Gitsba firar etti. Aynı davadan mahkum Muhammed Emin Tokcan, Viskhan Abdurrahmanov ile Tuncer Özkan daha önce firar etmişti.
1998 - TBMM, NATO'nun genişlemesini onayladı. Böylece 16 ittifak üyesi ülkenin de onayı tamamlandı ve genişleme kesinlik kazandı.
1999 - Çeçenistan'ın başkenti Grozni'de kalabalık bir alışveriş merkezine yapılan roket saldırısında 110 kişi öldü, 400 kişi yaralandı.
1999 - Ahmet Taner Kışlalı bombalı bir suikastle öldürüldü.
2007 - Irak'ın kuzeyinden Türkiye'ye sızan PKK mensupları tarafından, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Dağlıca'da konuşlu piyade taburunun emniyet unsuru olan bir bölüğe kalabalık bir grupla üç ayrı bölgeden silahlı saldırıda bulunuldu. Genelkurmay çıkan çatışmada 12 şehit, 16 yaralı verildiğini ve 32 PKK'lının da öldürüldüğünü açıkladı.
2020 – İspanya, 34.366’da ölümle 1 milyondan fazla COVID-19 vakası kaydeden ilk Avrupa ülkesi oldu.
2021 – Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18 Ekim’de Osman Kavala’nın tutukluluğunun sona ermesi için çağrı yapan 10 büyükelçinin, istenmeyen adam ilan edileceğini ve konu hakkında Dışişleri Bakanlığı’na talimat verdiğini açıkladı.
2021 - OECD'ye (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) bağlı, Mali Eylem Görev Gücü (FATF), Türkiye'yi, kara paranın aklanması ve terörizmin finansmanını engellemede eksikleri olduğu için, daha yakından izlenmesini amacıyla gri listeye aldı. Türkiye'nin yanı sıra Ürdün ve Mali'de listeye dahil edildi. Gri listede Arnavutluk, Fas, Güney Sudan, Pakistan, Suriye, Uganda, Zimbabve gibi ülkeler var.
2024 – Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fethullah Gülen’in kaldırıldığı hastanede 83 yaşında hayatını kaybettiği bildirildi. Gülen’in ölümünü, örgüt üyelerinin yanı sıra, terörist elebaşının yeğeni Ebuseleme Gülen de sosyal medya hesabı üzerinden doğruladı.
21 EKİM’DE DOĞANLAR
1833 - Alfred Nobel, İsveçli kimya mühendisi (ö. 1896)
1936 - Suna Kan, Türk keman virtüözü (ö. 2023)
1964 - Levent Yüksel, Türk şarkıcı
1998 - Kerem Aktürkoğlu,Türk millî futbolcu
21 EKİM’DE ÖLENLER
1976 - Mualla Sürer, Türk tiyatro ve sinema sanatçısı (d. 1902)
1977 - Ferit Tüzün, Türk besteci (d. 1929)
1999 - Ahmet Taner Kışlalı, Türk akademisyen, gazeteci ve yazar (suikast) (d. 1939)
2011 - Hikmet Bila, Türk gazeteci ve Vatan Gazetesi köşe yazarı (d. 1954)
2023 - Bobby Charlton, İngiliz futbolcu (d. 1937)
Yorumlar
Yorum Gönder