__________________Furkan Karabay
Yıllar oldu, her Fenerbahçe maçını abimle evde izleriz, öyle dışarıda oturup maç izleme adetimiz yoktur. Enes’in evinde buluştuk, formasını giyip geldi yine abim. “Oh rahatım he iki avukatım da yanımda, geçen bir de utanmadan beraber yurt dışına çıktınız siz yokken alsalar beni n’apıcaktım” dedim abime sataşarak. “Sen de bir rahat dur” dedi huysuz suratını büzerek abim. “Ne rahat durması oğlum, onlar rahat dursun ben gayet rahatım” diye dönüp bir sigara tellendirdim. Hapisteki gibi keyifli olmuyor bazen sigara içmek, yarıya gelmeden söndürüyorum kimi zaman.
Hastayım da şu sıralar zaten hapisten çıktığımdan beri hasta olmadığım gün yok, iyileşemiyorum, başım çabuk dönüyor, yemek yiyince midem bulanıyor. Aman boşver bize çalışan adam lazım yemek görünce gözü dönen değil, mızmızlanacak insan mıyız lan biz? Maç bitti bir sigara daha tellendirdim, “Yeter gari” dedim bizimkilere dönüp “Yatıyorum ben, yarın zaten Silivri’ye gideceğiz Ahmet Hoca’nın duruşması var.”
Rüya mı görüyordum yoksa ateşim çıktığı için delirdim mi bilemedim. “Evet benim, Furkan burada” konuşmaları geldi kulağıma, uyuyor muyum uyanık mıyım anlayamadım. “Furkan kalk seni almaya geldiler” dedi Enes. “Ne oluyor lan ne alması”, “Mali Şube geldi”, “Ne mali şubesi lan” deyip kahkaha patlattım. Bir Mali Şube’miz eksikti. Polisleri gördüm kapıda, deri ceketimi sırtıma geçirip çıktım evden. Asansörde Mali Şube yelekli polise dönüp, “Abi sizle hiç mesaimiz olmamıştı, bak devletimiz hep yeni şeyler yaşatıyor bize” dedim. Gülümsedi Mali Şube polisi, apartman çıkışında bir sigara yerleştirdim dudaklarımın arasına, ne de olsa nezarette kaç gün kalacağımız belli değil her fırsatta sigara içmek lazım. “Dur yakma şimdi sigara” dedi polis, iyi tamam yakmayayım. “Bir video alacağız arabaya binerken”, “He iyi alın bakalım, kısa filmleri hep sevmişimdir çekelim bir kısa film” dedim uyku sersemliğiyle biraz matraklık yapıyordum.
Hastanede sağlık kontrolü sonrası gözlerimi açtığımda Vatan Emniyet karşımdaydı. “Vay be her şeyi özledim de seni hiç özlemedim lan” dedim içeriye adımımı atarken. Şubeye geçtik, bir sandalye çektim, hemen ayakkabılarımın bağcıklarını söktüm, saatimi, kemerimi çıkarıp masaya koydum. Hapisten çıktığımdan beri yanımda olan kehribar tesbihimi de parmaklarımda bir tur dolayarak masaya koydum, “Nezarete geçeceğiz zaten önden çıkarayım da uğraşmayalım” dedim, gülümsedi Mali Şube polisi. Hakkımdaki suçlamaya baktım, soruşturma dosyasının numarası 2024/228233’tü. “Ulan İBB ana dosyasına eklenmişiz” dedim: “Hadi abi at beni nezarete de uyuyayım.”
Organizenin yer altındaki rezil nezaretine geçtik, üç adımlık yerde üç kişi yan yana yattık. “Ulan” dedim, "Buranın pisliği de hiçbir yerde yok götünü koyduğun yerde hemen kaşıntı başlıyor." Neyse ki her yerde her koşulda uyurum, yattım uyudum. Ortodoks Aslan hapisteyken derdi, “Oğlum kafanı koyduğun an uyuyorsun çok özeniyorum sana.” “Uyurum tabii abi” derdim, “Benim uykularımı kaçıracak pişmanlıklarım yok kafam rahat.”
“Altımıza sıçıcaz abi açın zindanı” diye bağırdı gençler. Pislikten, tozdan çapaklanan gözlerimi araladım. Tuvalete gitmek için demir parmaklıklarının kilitlerinin açılması lazım, görevli polis de saatte bir anca gelir. “3 gündür buradayız abi yeter, nedir bu ya bitlendim kaşınıyorum, leş gibi kokuyorum. Alın beni tutuklayın cezaevine gideyim temizleneyim nasıl bir işkence bu ya” diye bağırıyordu gençler. Öyle bir yer işte nezaret, insanlar buradan kurtulmak için tutuklanma hayali kuruyor.
Benim haberimin bir Twitter hesabından paylaşılması nedeniyle bir kişi daha gözaltına alınmış, “Adamın da başını yakmışız” dedim. “Ne başını yakması lan sanki yanlış bir şey yaptık, paylaşacaklar tabi haberi paylaşacaklar ki namussuzlar namuslulara neler yapıyormuş görsünler” dedim kendi kendime. Hapisten kalma huy deliririm bazen kendimle de konuşurum en çok da kendimi aşağılarım. Hep bir üstüne koymak lazım hep bir üstüne. Küreklere asılmak lazım akıntıya karşı kürekleri kıra kıra gitmek lazım.
Meğer haberimi paylaşan hesabın sahibi beraber gözaltında olduğum kişi değilmiş. Bitli süngerlerden kalkıp apar topar sağlık kontrolünün ardından götürüldüğümüz Çağlayan Adliyesi’nde, nezarette beklerken öğrendim. 40 yaşında bir kuryeymiş, babası kız arkadaşı ve ablasıyla yaşıyormuş. “Sen kesin hesabı sattın, sattığın hesaptan paylaşım yapılınca hesap senin diye gelip seni mi aldılar” dedim sürekli kaşınan gözlerimi görmeyinceye kadar ovaladıktan sonra.
İç çekti, nezaretin saçını başını dağıttığı perişan haldeki adam. “Birkaç yıl önce de böyle olmuştu abi aldılar beni günlerce gözaltında tuttular sonra bıraktılar, hesap benim değil 10 yıl önce satmıştım, ama yine benimmiş gibi gelip beni aldılar” dedi kafasını önüne eğerek. Ağlamaya başladı, koca adam gözümün önünde ağlıyordu, “Annem ve abim yeni vefat etti, babamın psikolojisi iyi değil. Beraber yaşıyoruz zaten çok çalışıyorum kız arkadaşıma da gerekli zamanı ayıramıyorum. Ben aileme yetişmeye çalışırken bir gece kapıma polis gelip beni alıyor abi, babam zaten iyi değil çok kötü oldu ya kalp krizi geçirse bir şey olsa bunun hesabını kim verecek” dedi titreyerek. Ne diyeceğimi bilemedim sıktım dişlerimi, yüzüme baka baka yalan söyleyen savcıyı düşündüm, ona bunu yaşatanları oturttum karşıma hiç kalkmamak üzere.
“Abi bir de adliyeye geldik avukatların, arkadaşların seni karşıladı benim kimsem yok gördüm o kadar canım acıdı ki… Yanlış anlama güzel bir şey bu senin böyle seviliyor olman ama abi bizim kimsemiz yok ki. Bir de abi çağırsalar beni ben gelirim zaten bana babama aileme neden bunları yaşatıyorlar ki” dedi.
Bilmiyorum güzel insan, bilmiyorum, size bunları neden yaşatıyorlar bilmiyorum. Ama siz hayat yaşayın diye biz bunları yaşamaktan çekinmeyeceğiz.
Selam olsun, yaşatmak için yaşamlarından verenlere, Tayfunlara, Canlara, Emrahlara, Selçuklara, Osmanlara, Selahattinlere, Mehmetlere mahpuslara…
25 OCAK’LAR
1755 - Moskova Üniversitesi kuruldu.
1792 - İngiltere'de, fakir sınıfların ilk siyasi örgütü sayılan «London Corresponding Society» örgütü kuruldu.
1858 - Felix Mendelssohn'un Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı eserinin Düğün Marşı bölümü Kraliçe Victoria'nın kızının düğününde çalındıktan sonra, bütün dünyadaki düğünlerin popüler müziği haline geldi.
1881 - Thomas Edison ve Alexander Graham Bell Oryantal Telefon Şirketini kurdular.
1890 - İspanya'nın futbol takımı olan Sevilla FC kuruldu.
1918 - Rusya, Sovyetler Birliği (SSCB) oluşunu ilan etti.
1919 - Paris Barış Konferansı'nda; uluslararası barışı ve güveni sağlayacak ve devam ettirecek bir Milletler Cemiyeti kurulmasına karar verildi.
1919 - Ermeniler, Antep Hükûmet binasını ele geçirerek İdareye el koyduklarını açıkladılar.
1924 - İlk Kış Olimpiyat Oyunları Chamonix'de başladı.
1926 - Şeker, petrol ve benzin inhisarı (tekeli) hakkında kanunlar kabul edildi.
1932 - Sovyetler Birliği ve Polonya saldırmazlık paktı imzaladı.
1936 - İstanbul'da vapurculuk şirketi ile bütün kabotajın Denizyolları İdaresine geçmesini sağlayan sözleşme imzalandı.
1937 - Cincinnati'de seller petrol rezervlerinin patlamasına yol açtı, şehir alevler içinde kaldı.
1939 - Celâl Bayar Hükûmeti istifa etti. Yeni Hükûmet Refik Saydam Başkanlığında kuruldu.
1942 - Tayland, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'a savaş ilan etti.
1949 - İsrail'de ilk seçimler yapıldı. David Ben-Gurion Başbakan oldu.
1950 - Şiddetli kış nedeniyle İç Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde yollar kapandı, Çubuk Barajı dondu.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı bir genelge yayımladı; 1952-1953 öğrenim yılından itibaren lise eğitimi 4 yıla çıkarılacak.
1952 - Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcalı, kibrit tekelinin kalktığını açıkladı; özel sektör kibrit üretebilecek.
1954 - Ankara'da sıcaklık -30 dereceye düştü; okullar tatil edildi.
1956 - Türk Eczacıları Birliği kuruldu.
1958 - İstanbul'da 25 kişi, komünizm propagandası yaptıkları gerekçesiyle tutuklandı. Tutuklananların arasında Doktor Hikmet Kıvılcımlı da bulunuyordu.
1966 - Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Türkiye'ye Yardım Konsorsiyumu Türkiye'nin dikkatini çekti; enflasyon hızla artıyor.
1968 - Türk Ordu Futbol Takımı Dünya şampiyonu oldu.
1969 - Amerika Birleşik Devletleri ile Kuzey Vietnam arasında barış görüşmelerine Paris'te başlandı.
1971 - İdi Amin gerçekleştirdiği darbe ile Milton Obote'yi devirdi ve Uganda'nın Başkanı oldu.
1974 - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Millî Selamet Partisi (MSP) Hükûmet ortaklığı protokolü imzaladı.
1977 - İstanbul'da bir yıl içinde 510 öğrenci olayı meydana geldi, 13 öğrenci öldü.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel'in azınlık Hükûmeti'nin görevde olduğu 73 günde politik nedenlerle 497 kişinin öldürüldüğü, 779 kişinin yaralandığı ve 72 soygun olayının yaşanmış olduğu açıklandı.
1981 - Mao'nun dul eşi Jiang Qing ölüm cezasına çarptırıldı.
1985 - II. Louis Stadyumu, Monako Prensi III. Rainier tarafından açıldı.
1987 - 30 milyon dolara sigortalanan Muhteşem Süleyman Sergisi, Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti Washington'da Ulusal Sanat Müzesi'nde açıldı.
1988 - Türkiye, BM İşkenceyle Mücadele Sözleşmesi'ni imzaladı.
1991 - Bakanlar Kurulu, Kürtçe konuşma ve şarkı söylemeyi serbest bıraktı.
1991 - ABD ve müttefiklerinin bir hafta süren saldırısı karşısında, Saddam Hüseyin yönetimi Kuveyt'teki petrol kuyularını ateşe verdi ve ham petrolü körfeze boşalttı.
1995 - Rusya, Norveç tarafından fırlatılan bir araştırma roketini Amerika Birleşik Devletleri'nin Trident füzeleriyle karıştırınca az daha bir nükleer karşı saldırı başlatıyordu.
1996 - Rusya'nun Avrupa Konseyi'ne girişi.
1996 - ABD'de son kez asılarak idam gerçekleştirildi. Cinayet suçlusu Billy Bailey, ABD'nin Delaware eyaletinde asıldı.
1997 - Yaşar Kemal Uluslararası Nonino Ödülü'nü İtalya'da düzenlenen bir törenle aldı.
1999 - Kolombiya'nın batısında 6,0 şiddetinde deprem meydana geldi, en az 1000 kişi öldü.
2002 - Wikipedia, yazılımının ("II. Faz") ya da Magnus Manske Günü olarak bilinen yeni sürümüne geçti.
2004 - Opportunity adlı uzay sondası, Mars yüzeyine indi.
2005 - San Francisco kenti, meydanlarda, parklarda ve şehrin kamuya ait diğer yerlerinde sigara içmeyi yasakladı. Cezanın bedeli 100 dolar olarak açıklandı.
2005 - Hindistan'daki bir hac töreni sırasında çıkan izdihamda 258 kişi öldü.
2006 - Dünyanın en büyük küreselleşme karşıtı eylemlerinden olan Dünya Sosyal Forumu Venezuela'da başladı.
2006 - İlk kez seçimlere katılan İslami Direniş Hareketi Hamas, Filistin'de düzenlenen genel seçimlerin galibi oldu ve 10 yıllık El Fetih hakimiyetine son verdi. İsmail Haniye, 19 Şubat'ta Başbakan oldu ancak İsrail, Hamas Hükûmeti ile bütün müzakereleri durdurdu.
2011 - 25-27 Ocak arasında Kuzey Amerika kar fırtınası yaşandı.
2015 - Yapılan genel seçimlerde SYRİZA (Radikal Sol Koalisyon) Partisi, birinci gelerek Yunanistan'ın yeni iktidarını oluşturdu.
2018 – Çinli bilim adamları dünyada ilk defa bir maymunu klonladı.
2022 – Türkiye’deki tüm OSB’lerde 3 günlük elektrik kısıntısı uygulanmaya başlandı. Bu durum OSB’lerde üretimin durmasına sebep oldu.
25 OCAK’TA DOĞANLAR
1881 - Emil Ludwig, Alman yazar (ö. 1948)
1882 - Virginia Woolf, İngiliz yazar (ö. 1941)
1923 - Hıfzı Topuz, Türk gazeteci ve yazar
1928 - Eduard Şevardnadze, Gürcistan Devlet Başkanı (ö. 2014)
1936 - Onat Kutlar, Türk sinema eleştirmeni ve yazar (ö. 1995)
1942 - Eusébio, Portekizli futbolcu (ö. 2014)
1980 - Xavi, İspanyol futbolcu
25 OCAK’TA ÖLENLER
1947 - Al Capone, Amerikalı gangster (d. 1899)
1958 - Cemil Topuzlu, Türk cerrah (Türkiye'de modern cerrahinin kurucusu, İstanbul'un eski Belediye Başkanı ve Tıp Fakültesi Dekanı) (d. 1866)
1990 - Ava Gardner, Amerikalı sinema oyuncusu (d. 1922)
2009 - Orhan Duru, Türk yazar ve gazeteci (d. 1933)
2015 - Demis Roussos, Yunan şarkıcı (d. 1946)
2016 - Ergüder Yoldaş, Türk müzisyen ve besteci (d. 1939)
2017 - John Hurt, İngiliz film-dizi oyuncusu ve seslendirme sanatçısı (d. 1940)
.jpeg)
Yorumlar
Yorum Gönder