not aldıklarım... / günlerden 29 eylül



Asrın vurgununda yeni perde! Mevduat yetkisi olmayan TERA Yatırım Bankası bono satıp borçlandı, yasal sınırı 8,5 kat delerek çevresine 600 milyon dolar kredi dağıttı. Krediyi alanlar da o parayla dönüp yine aynı grubun Tera Portföy fonlarını aldı!  

Kendi kredisiyle kendi fonunu şişiren dev bir saadet zinciri!  

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e soruyorum: 

Bu 600 milyon dolar kredi kimlere verildi?

Teminatı buharlaşan batık kredilerin faturası kime kalacak?

Banka 2,6 milyardan 71,7 milyara şişerken BDDK, SPK ve Merkez Bankası nereye bakıyordu?

____________Murat Emir


Akın Gürlek Ritz Carlton’daki dairelerden birinde kiracı olmuş. Tapu kaydının Davut Yasin Bilen adına olduğu öne sürülen daire, yeni taşınacaklar için tadilat yapıldıktan sonra içi de dayanıp döşendikten sonra teslim edilmiş. Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve döşenmesi işlemleri de Süzerlere ait şirket tarafından gerçekleştirilmiş iddiaya göre. Dairenin kirasıysa 750 bin TL… Ritz Carltonda kiracı olan Gürleklerin üst kat komşusu uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Baran Süzer, yan daire komşusu ise yine uyuşturucu soruşturması şüphelisi olan Ali Ulusoy. SPK’nin de içinde bulunması nedeniyle Elif Gülşah Gürlek, İstanbul’un trafik sorunuyla boğuşmadan evle işi arasındaki mesafeyi asansörle katediyor. Hatta yemeklerini de plazanın içindeki lüks restoranda yiyor.

Şimdi Akın Gürlek’e sorularımıza geçelim:

1-) Davut Yasin Bilen’in veya yakınlarından birinin Süzer Plaza’da dairesi var mıdır?

2-) Akın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek bu dairede kiracı mıdır?

3-) Dairenin aylık 750 bin TL kira bedeli ödenmekte midir? Kim tarafından? Dekontlrı var mıdır?

4-) Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve dayanıp döşenmesi maliyeti kim tarafından karşılanmıştır?

5-) Tapuda evin sahibi olarak görünen Davut Yasin Bilen‘le ne tür bir ilişkiniz vardır?

6-) Aynı zamanda SPK’nin yönetiminde olan Elif Gülşah Gürlek’in plazada bulunan “Nobu” isimli restorandaki yediği yemeklerin aylık 250 bin TL’nin faturası kendisi mi Bakan bey mi yoksa Süzer holding mi ödemektedir?

__________İstanbul Milletvekilli Ahmet Şık


NOT:______________________

Ekrem İmamoğlu Casusluk Davası'nda mahkemenin bir önceki celsede verdiği tutuklamaya devam kararını okuyarak, "Hangi somut delil ya. Milli İstihbarat Teşkilatı 4 aydır mahkemeye cevap veremiyor. Hapse giriyoruz biz 12 M2 yerde yatıyoruz ha, çocuk oyuncağı değil bu. MİT işini yapmaktan kaçıyor. Bizim olmayan casusluğumuzu açıklamamak için korkuyorlar. MİT yıllarca yazı yazmasa bizi tutuklu tutmaya devam mı edeceksiniz.

Casusluk suçlaması ağır bir suçlamadır. MİT'e ve başındaki İbrahim Kalın'a tekrar soruyoruz. Bu soruya ya somut bir cevap vereceksiniz ya da uyduruk bir suçlama olduğunu kabul edeceksiniz. Bu sorulara MİT'in bir cevabı olmak zorunda. Koskoca MİT 4 aydır bu sorulara neden cevap veremez" dedi.

______________Kayhan AYHAN



Yusuf Kaplan tehlikeyi görmüş. Çöküşün farkında.

Ama iktidara “yolsuzluk yapıyorsun, hırsızlık yapıyorsun” diyemiyor.

Kibarca uyarıyor: makam sevdasını bırakın, yoksa gidiyoruz.  

Tam Yusuf Yusuf durumu.

Feryat gibi duruyor, rica gibi çıkıyor.

______________𝗗𝗲𝘃𝗿𝗶𝗺 𝗡𝗲𝗳𝗲𝗿𝗶


Mustafa Sandal’ın fon soruşturmalarından önce Dubai'den oturum izni almak için başvuru yaptığı iddia ediliyor.

Sabah yazarı Ömer Karahan’ın yazısından öne çıkanlar:

•Sandal, eşinin adı soruşturmada geçince Benim alnım ak! diyerek eşiyle birlikte mağdur olduklarını söylemişti.

•Sandal, konsere gitmek için yurt dışına çıkmak isterken Dubai polisi tarafından havalimanında durduruldu, ülkeden çıkarılmadı.

•İşlemlerin bitmesi için 2 gün Dubai'de kalmak zorunda olan Sandal, özel jet kiralayıp yurt dışındaki konserine yetişti.

•Melis Sütşurup Sandal hakkında ise Dubai’de yurt dışına çıkış yasağı verildiği iddia edildi.

•Melis Sütşurup Sandal'ın fondaki parasını çektikten sonra Dubai'ye gittiği ve henüz Türkiye'ye dönmediği belirtiliyor.

•Borsacı Cihan Sütşurup'un kızı Melis Sütşurup Sandal'ın tasfiye edilen fonlardan 11 milyar 126 milyon 528 bin 163 TL çektiği belirtiliyor.

_____________Aykırı



Bu listede Fatma Betül Sayan Kaya da var. 
(Haberin tarihi: 3 Temmuz 2024)

_____________İsmail Arı




''Fatma Betül Sayan Kaya’ya Nene Hatun benzetmesi yapıldı. E şimdi ne diyeceğiz? Sahtekar Hatun mu diyeceğiz? Bugün Nene Hatun gibi bir figürün bile içi boşaltıldı orada.''

__________Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan


Devlet Denetleme Kurulu Başkanını, Borsa İstanbul'da Yönetim Kurulu Başkanvekili yapmışlar. Bağımsız bir denetim yapacaklarına zaten inanmıyoruz da insan bari şekil şartlarına uyar yahu.

İhtiyaç hasıl oldu bu adam kendi kurumunu nasıl denetleyecek?

Dedim ya.

Sistem iflası.

______________Yavuz Değirmenci




🔴AKP’li eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisselerinden çektiği öne sürülen 2,17 milyar TL, büyüklüğü itibarıyla dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.

🔴Söz konusu tutarın farklı harcama ve gelir kalemleriyle karşılığı hesaplandığında, ortaya emekli maaşlarından asgari ücretlere, sıfır otomobillerden banknotların fiziksel ağırlığına kadar çarpıcı rakamlar çıktı.

İşte 2,17 milyar TL’nin farklı kalemlerdeki karşılığı:

📌92 bin 136 emeklinin 1 aylık maaşı 

📌7 bin 678 emeklinin 1 yıllık maaşı 

📌77 bin 290 asgari ücretlinin 1 aylık maaşı 

📌6 bin 440 asgari ücretlinin 1 yıllık maaşı 

📌1.496 adet 2026 model sıfır Fiat Egea 

📌1.625 adet 2026 model sıfır Opel Corsa 

📌Toplam 12,26 ton ağırlığında 10 milyon 850 bin adet 200 TL’lik banknot

________________________Cumhuriyet


4 büyük ilin bütçeleri:

İstanbul 440 milyar tl; 

Ankara 125 milyar tl;

İzmir 110 milyar tl;

Bursa 37 milyar tl;

Toplam 712 milyar tl.

Hortumlanan para 980 milyar tl.

Anladınız mı paranın büyüklüğünü?

_______________Altera



Sayın bakanım, zor günlerden geçiyorsunuz. Belki biraz neşe olur diye sizin için yeni bir klip hazırladım. Umarım beğenirsiniz.

____________Hüseyin Edemir  


Borsa İstanbul’u sarsan fon krizinin etkileri sürerken, 2.7 milyar dolarlık servetiyle Türkiye’nin en zengin 55. ismi haline gelen Astor Enerji patronu Feridun Geçgel’in şirketi ve şahsının mal varlığı sadece 4 saatliğine donduruldu. 

2018’de Urfa milletvekili adayı olan Geçgel, “Hizmet için varım. AK Parti'nin bir neferi olarak çalışmaya söz veriyorum” sözleriyle biliniyor. 

Hissesi üç yılda yüzde 2000 değer kazanan şirketinin öyküsü de devlete satışlar, vergi teşvikleri ve halka arzla örülü bir “kağıttan” büyüme hikayesi...

____________Uğur Zengin 


________________XANAX


Nefes gazetesinin Haber Koordinatörü Fatih Ergin tutuklandı, gazeteden çıt çıkmıyor, haber bile yapmıyorlar. Bakalım gazetenin yazarları konuyu ne ölçüde ele alacak?

___________Afşin Hatipoğlu


Bu yaptığınız gazetecilikse yapmayın kardeşim. Kimse size zorla gazete çıkarttırmıyor.

Aklımdayken sorayım. Melih Gökçek ilk ifadeye gittiğinde, "çekirge 2 kez sıçrar ben 500 kere sıçradım" demişti.

Doğru söylemiş.. Almanya'daki mal varlığının kaynağı sorulmuştu son kez. Sonra  ne oldu?

Anlaşılan Melih sözünü tuttu ve  501. sıçramasını yaptı. Soruşturmadan ses yok!

_____________Tansel Çölaşan


AKP’li Kırıkkale Yahşihan Belediyesi’nin eski imar müdürü Ulaş Biçer’in toplam mal varlığının 541 milyon lira olduğu ortaya çıktı:

• 68 milyon lira değerinde Porche 911 araç

• 32 milyon lira değerinde Mercedes AMG araç

• 31 milyon lira değerinde Mercedes G serisi araç

• Bodrum’da 300 milyon TL değerinde villa ve 110 milyon TL değerinde yat.

Biçer’in mal varlığı belediyenin 2026 bütçesinin 4.5 katına denk geliyor. _________________Sözcü


Bir KRT'ye bakayım dedim... CHP Milletvekili Gaye Usluer bağlanmış, Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifası için erdemli bir davranış diyor laf arasında :)

____________Hilal Yağız


Umarım Deniz Göktaş’a zorla geçmiş olsun ziyaretine gitmeye çalışmazsınız.  @kilicdarogluk

____________Ali Deniz Çakır


Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Haydar Yenigün:

“Çinlilerle 1-1,5 aya kalmaz anlaşma yapılacağını düşünüyorum. Buna kesinlikle inanıyorum.”

“Türkiye’nin güçlü otomotiv altyapısı Çinlilerle yapılacak ortaklıklarla daha da güçlenecek. Avrupalı arkadaşlarımız da Türkiye’yi ‘Made in Europe’ kapsamı dışında bırakmaları halinde ne kadar büyük bir hata yaptıklarını anlayacaklar.”

“Biz her senaryoya karşı hazırlıklıyız. Hangi senaryoda ne kadar üreteceğimiz bile belli.”

_______________Emre Özpeynirci


Devlet Bahçeli Saral ve Şahin aileleri arasında 25 yıldır süren ve 50 kişinin öldüğü, savaşı sonlandırıyor. Neden dün değil de bugün? Neden şimdi? Alaattin Çakıcı tüm Karadeniz’i geziyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Peker’in yurda döneceğini “müjdeliyor”. Aynı anda Emniyet Genel Müdürlüğü’nde; Terörle Mücadele ve Özel Harekat Birimi’nin başına Ülkücü kimliğiyle bilinen Mustafa Çalışkan atanıyor. Polis teşkilatında bir dizayn var. Ve bu dizayna, sokağın  organizasyonu-dizaynı eşlik ediyor. Binlerce silahlı insanı kontrol eden, birbirinden farklı  gruplar, birlikte hareket edebilecek bir zemine çekiliyor. Bu neyin hazırlığı? İktidara karşı oluşabilecek bir toplumsal patlamayı, sokakta bastırmaya dönük bir planlama olabilir mi?

_______________Ahmet Saymadi


Mustafa Varank’ın bir ciğerci ile diyaloğu:

Varank: Meşhur mu bu ciğerci?

Ciğerci: Nasılsınız Bakanım?

Varank: Taçsız kral sen misin?

Ciğerci: Öyleyim vallahi. Hoş geldiniz.

Varank: Nerelisin sen?

Ciğerci: Şanlıurfa.

Varank: Öyle mi? Saçlar boya mı?

Ciğerci: Buyurun sizi misafir edelim.

Varank: Bakacağız. Kimin kral, kimin kraliçe olduğuna bakacağız. 

Ciğerci: Bakanım ama mutlaka bekliyorum.

_____________Aykırı



Yunan askerleri Anadolu'daki antik sanat eserlerini Yunanistan'a götürmek için parçalara ayırıyor.

____________Umut Güner



Fethiye’de dalış yapan bir vatandaş, yağmurun su altında nasıl göründüğünü paylaştı.

____________Onedio



Casa Foscolo... 1890 tarihli bina Şişhane’nin en güzel yapılarından.

_____________Hasan Mert Kaya



Serenay Sarıkaya, L’Oréal Paris’in açılış defilesinde “Türkiye güzellik elçisi” olarak podyuma çıktı.

______________postmodern


Lucas Torreira’nın Etiler’deki ünlü bir restorana yüzde 49 ortak oldu. 

🔹 İddiaya göre Galatasaraylı futbolcu, daha önce sık sık müşteri olarak gittiği restorandan hisse aldı.

🔹 Torreira’nın yüzde 49’luk ortaklık için yaklaşık 20 milyon TL ödediği öne sürüldü.

🔹 Yıldız futbolcunun yatırım kararında, mekanın yemeklerini beğenmesinin etkili olduğu konuşuluyor.

🔹 Böylece Torreira, uzun süredir müdavimi olduğu restorana artık müşteri olarak değil, ortak olarak gidecek.

__________Bulvar Medya



Kraliçe II. Elizabeth İstanbul’da, 1971.

___________Dr. Jazz

 


Büyüleyici güzelliğiyle Amazon Şemsiye Kuşu.

_____________Belgesel Dünyası




İsmet İnönü, henüz 2 yaşındayken hayatını kaybeden oğlu İzzet'in kabri başında.

________________Tarihte O An



Güney Kore'deki bir şirkette öğle yemeği...

_____________YabaLeftOnline



Japonya'nın Nara şehrinde, bir restoranının hemen dışında, güvenlik gibi nöbet tutan serin bir geyik duruyor.

________________Massimo



6 yıllık başarısız girişimlerden sonra, bir fotoğrafçı nihayet Ay, bir dağ ve bir bazilikanın bu nadir hizalanmasını yakaladı. İtalya'nın Piemonte bölgesinde çekilen bu muhteşem fotoğraf, ön planda Superga Bazilikası'nı, ortada Monviso'yu gösteriyor.

______________📸 ValerioMinato




📍 Eshima Ohashi Bridge, Japan 🇯🇵

________________EchoesOfEarth🌍



Baby Hippo.

__________vivaneil





Kumsaldaki atlar...
_________________📹 childsphotos



Aç bir yılan, elektrikli yılan balığına saldırarak ölümcül bir hata yaptı. Kolay bir yemek sandığı için yılan hızla vurdu ama yılan balığı güçlü bir elektrik şokuyla karşılık verdi 🐟

_______________Shobnom Islam



Brezilya’da bir mahkum, vücudunu eğip bükerek hücresindeki son derece dar parmaklıkların arasından geçmeyi başardı.

______________Odak TV


Gled sunbeam kelebeğinin larvası anında saç benzeri tentaküllerden oluşan ve bir buket gibi görünen bu organları, iki periskopundan geçirerek uzatır ve bunları etrafında döndürerek bir avcıyı korkutup kaçırır.

_________Massimo



Cibuti Kulesi artık 113 kata ulaştı ama planlanan yüksekliğinin hâlâ yarısına bile varmadı. Adrian Smith + Gordon Gill Mimarlık tarafından tasarlanan Cibuti Kulesi, 1.000 metrenin üzerine çıkması planlanan bir yapı olup, tamamlandığında Dubai'nin 828 metrelik Burj Khalifa'sından belirgin şekilde daha yüksek olacak. İnşaat, yıllarca süren bir aradan sonra 2025'te yeniden başladı.

_______________Architecture Hub



Bu sihir numarası herkesi tamamen şaşkına çevirdi.

__________Sofia



Annelerini emmek için kavga eden 2 yavru kedi görüntülendi.

_______________Boşuna Tıklama



                  SAVUNMA BÖYLE YAPILIR

Deniz Göktaş'ın savunmasının tamamı:

3 Temmuz'dan bugüne 88 gün geçti. Gösterimdeki cümle başına 22 gündür yüksek güvenlik cezaevinde bulunuyorum. Komedyen olarak sözlerimin böyle etki etmesi beni gururlandırıyor. Bu davayı bilmeyen birine 2027 yılında bir insanın hapse kapatılacak sözleri sorulsa cinsel taciz vs gibi bir sebep sanabilir. 

Müzisyenlikten daha farklı işliyor bizde sistem. Onlar kayıtlarını daha önceden yapar, biz canlı olarak gösteri yaparız ve kaydını sonra yayınlarız. Daha önce yüzlerce kez yaptığım gösteride olduğu gibi yaptık. Ters köşeye dayanır stand-up gösterisi. Ben davaya konu olan dört cümleyi yüzbinden fazla seyirciye oynadım ve yüzbinlerce kişi bunda bir şikayet sebebi görmedi. Türkiye'nin dört bir yanında şehrin en bilinen salonlarında oynadım.

Gelen tek şikayet bilet bulunamasıydı. Bu gösteriyi ilk olarak Ekim 2022'de oynamıştım. Bu gösteriyi yayınlamadan önce Selam Selam isminde bir gösterim daha vardı, 6 milyona yakın izlendi. Bu gösterinin de ilgi görmesini bekliyordum, üç günde milyonlarca izlendi. Ben o sırada Hollanda'daydım, arkadaşlarım sokakta, toplu taşımada benim gösterimi izlediğini söylüyordu. Ama gündemi artık troller belirliyor. Takip ettiğim trollerden Şamil Tayyar ismini kullanan hesap bana cahil, zıpır dedi ama beklediği reaksiyonu alamadı.

Bu sırada gösteriyi 2 milyon kişi izlemişti. ‘Ekrem İmamoğlu kısmını yayınlayıp siz buna sahip çıkıyorsunuz ama bakın neler diyor’ diyorlardı. 'Arkadaşlar dinle ilgili olan kısmından gidelim' diyorlardı birbirlerine. CİMER'e şikayet kampanyası başlattılar.

Bu gösterinin yayınlanmasından rahatsız oldular. Cumhurbaşkanını eleştirdiğim kısımlara erişim engeli geldi, yurtdışına kaçtığım iddia edildi. İltica planımın bir parçası olduğunu söylediler. Ben gösteriyi 24 Haziran'da yayınladım. Yaklaşık yarım milyon değerinde bedelli askerlik parası ödedim, iltica edecek bir insan yarım milyon bedelli askerlik parası ödemez herhalde.

Bütün yakın arkadaşlarım burada bir gelecek görmedikleri için göçtüler, ben bu sebeple turnem bittikten sonra yanlarına gidip onları geri dönmeleri için ikna etmeye çalışırım. Kaçtı haberlerini onların yanında okumak çok trajik oldu.

Trollerin linç ve CİMER kampanyasından sonra hakkımda soruşturma başlatıldı. Avukatıma telefon edip döneyim mi dedim, o da yakalama yok ama geri dön dedi. Ben de döndüm. Pasaportta ekranda bir emniyet logosu belirdi. Polis yanlış pasaport okuttunuz herhalde dedi. Hakkımda yakalama kararı olduğunu söyledim. Polisler bile dönmemem gerektiğini teklif ettiler. Bu kadar bıkmış olmalarına üzüldüm.

Telefonumu bile almadılar, sonra amir kelepçelenmem gerektiğini söyledi. Ben de kendim döndüğümü söyledim ve kelepçeye karşı çıktım. Polis vazgeçti ama ben istediğim için vazgeçmediğini söyledi. Sonra bekletildiğim yerde tekrar kelepçe takmamı istediler. Kendi ayağıyla gelmiş birine ters kelepçe takıldı. Kamerayla çekerlerken hep başım dikti. Hatta kamera arkadayken bile dönüp güldüm, en son uzaktan çekilmiş bir görüntüyü servis ettiler. Sonra Vatan'ın pis uyuşturucu kokan nezaretinde tutuldum. Polisler orada da neden döndüğümü soruyordu.

Bir süre sonra beni adli tıbba götürdüler. Sebebini anlayamadım ama kan, idrar numunesi alındı. Uyuşturucu testi yaptılar, ne içtiysem hala çıkmadı sonucu.

Adliye koridorunda beklerken ailem ve avukatlarım Kılıçdaroğlu'nun geldiğini, görüşmek istediğini söylediler. Hepsinde de sert bir şekilde reddettim. En sonunda polis zoruyla görüştürdüler. Kılıçdaroğlu bile ‘niye döndün, imkanım olsa ben de giderim’ dedi.

Cezaevindeyken Deniz SEGBİS'in var dediler. Suçlama vahimdi. Daltonlar suç örgütünü övmekten tutuklandım. Ertesi gün tahliye edildiğim diğer suçlardan da tutuklandım. Masterchef izlerken tekrar tutuklandım yani.

Üstümde bütün suçlardan tahliye olmuş bir insanın rahatlığı ve tekrar tutuklanmış bir insanın tedirginliği var. ‘Utangaç bir diktatör’ sözü suçlamama gerekçe gösterildi. Diktatör ifadesi siyasi bir ifadedir. Cumhurbaşkanı aynı zamanda AKP genel başkanı. Hiciv sanatına alışık olmalıdır. Mezarlıkta gülme olayı ise gazeteci Musa'ya verdiği röportaj sırasındadır. Buradaki suçlamayı anlamadım. Görece sempatik bir videosudur Cumhurbaşkanının. Terapi ise rencide edici bulunmuş, oysa herkesin gitmesi gerekebilir, psikoloji okumuş biri olarak terapiye gitmek rencide edici bir şey değildir.

Sahneye çıkan biri yasaklanmamalı. Bu tüm vatandaşlar için endişe vericidir. Siyasiler bu eleştirilere göğüs germelidir. İddianamede Anayasa Mahkemesi'nin ifade özgürlüğüyle ilgili kararlarından bahsedilmiş, buna göre benim sözlerim suç değil. Ben çocukken Levent Kırca ve Ferhan Şensoy izlerdim. Onlar beni izlese yumuşak bulurdu sözlerimi. Tutuklu yargılama gibi bir şey mümkün değildi. Levent Kırca televizyonda yapıp herkesin evine giriyordu. O yıllarda ifade özgürlüğünü koruyan yasalar değişmedi, ama şu an bir komedyen hapis yatıyor. Değişen şaka kaldıramayan, kırılgan siyasetçiler.

Bugün Ferhan Şensoy'u yasaklayan kişiler hatırlanmıyor ama Ferhan Şensoy’un oyunları ve sözleri hatırlanıyor. Politik mizahı yargının koruması gerekiyor çünkü komedyenler zaten yalnız insanlar. Ama diğer tarafın trolleri var. Politik mizah yasak değilse diktatör şakasında bir suç yok.

Erdoğan'ın en yakın ekibine seçtiği kişi sıradan vatandaşların hakkına girdiği için affını istedi. Özeleştiri vermiyor ama kendisi üst taraftan affını istiyor. Bu sadece diktatör eğilimli insanların yönettiği ülkede olur.

Diktatör olsam diktatör diyemezsiniz diyen birinin utangaç komedyen şakasından şikayetçi olması eleştirilecektir. Bunların hepsi politik mizahın bir parçasıdır.

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamasıyla ilgili suçlamaya üç cümlem gerekçe gösterildi. 100 bin beğeni ve milyonlarca izlenmenin karşısında 185 CİMER şikayeti bulunuyor. İlk şikayet Cumhurbaşkanı ile ilgili, dini değerlerle ilgili olan 184'ü ise 27 Haziran'da yapılmış.

Şikayetlerin çoğu operasyonel hesapların yaptığı paylaşımlardaki video kesitlerine dayanarak yapılmış. Video ile de sınırlı kalmamışlar. Kadir Mısıroğlu adına açılan bir sayfadan birçok şikayet gelmiş. Sayfanın yöneticisi paylaşmış, 'emniyeti etiketleyip durmayın CİMER'e şikayet edin' demiş. Bunu da eklemişler şikayete. Bunların hiçbiri organik şikayet değil.

Şikayet eden 185 kişi manipülasyondan etkilendi ama ben de şaşırdım çünkü öyle bir hava yaratıldı ki daha fazla şikayet bekliyordum. Sadece 185 kişiyi ikna edebilmişler. Türkiye'de tansiyon yaratan çok fazla kişi var gösteride ama 185 kişi bulabilmişler. Teletabilerden bile daha fazla kişi şikayetçi olmuştu.

Bunların hiçbiri sanat eseri övmüş veya eleştiri yapmış insanlar değil, sadece yasak çağrısı yapmış kişiler. Halkı temsil ettiklerini düşünmüyorum. Beni hedef gösteren gazetelerden en ünlüsü karma eğitim kaldırılsın diye kampanya yaptı.

Şikayetlerin hepsine baktım, üzücüydü. 185 kişiden biri Selçuklu devletini salataya benzettiğimi söylemiş. Başka biri Instagram takipçilerimin artıp azalmasını dış güçlere bağlamış. Başka birileri idam edilmemi veya sınır dışı edilmemi istemiş. Bir başkanı idam olan bir ülkede idam edilmemi istemiş. Nefret inovasyonu yapmış.

Videoyu izleyen milyonlarca insan halk değil mi? Hiçkimse bu cümlelerden alınmamalı demiyorum kendi tercihleri. Aşağılayıcı bir ifade olmasa da kulağı tırmalayabilir, o zaman da yapılacak şey izlememektir.

'Oruç tutan canlı bomba’ şakası yarım bir şekilde alınmış iddianameye. Oysa oruç tutan otobüs şoförlerinden de bahsettim. Oruç tutan insanların sinirleri malum. Bir imadan bahsetmiyorum, açlıktan gelen sinirden bahsediyorum.

Hiçbir polisten, infaz koruma memurundan, hastanede karşılaştığım insanlardan kötü bir şey duymadım, herkes yurt dışından neden döndüğümü soruyordu.

'Dördüncü kitap’ şakasıyla ilgili neye sinirlendiklerini anlamadım. Kutsal kitaba saygısızlık yaparak şehir şehir gezerek insanları güldürmem hayatın olağan akışına aykırıdır. Sanatsal bir üretimdir bu, dini bir üretim değildir. Saygısızlık ve aşağılama değildir.

'Dalgıçlar' şakasıyla ilgili söylemek istediğimin tam zıttıyla suçlanıyorum. Savcıya bununla ilgili ne savunma yapacağını anlamadığımı söyledim. O da izlememiş. Haşema giyilmesiyle ilgili suçlandığımı söyledi. Bunlardan suçlanmak üzücü.

Komedyen yargılaması Türkiye'ye özgü değil, New York'ta da 1936'te komedyen yargılaması olmuş. Ama sonra ondan özür dilenmiş. Dalgıç şakasını izleyen herkes anlamış ama iddianameyi hazırlayanlar anlamamış. Hadi buraya kadar niyetimden şüphelisiniz, şakanın devamında başörtü yasağının sembol isimlerinden Deniz Baykal'ı anıyorum. Bu durum fazlaca altı çizili.

Sosyal medyada bu şakadan dolayı bir dalgıç bana dava açacağını söylemişti. Bilmiyorum açtı mı ama sanırım şakayı anlamış.

Stand-up gösterilerini güçlü buluyorum çünkü gülmeyi kontrol edemezsiniz. 90 dakikalık gösteri boyunca tabularımı, çelişkilerimi anlatıyorum ama sadece dört cümleyi konuşuyoruz.

Bu şakayı ilk olarak Ekim 2023'te yapmıştım, bir seyirci gelip 'Haşema demeyeceğinizi biliyordum' demişti. Bu anlama çıkarmak zoraki ve utanç verici. Bu suçlama canımı en çok sıkan. İddianameye bu cümlenin eklenmiş olması benim için büyük bir şans. Çünkü ben seküler kesime dair bir eleştiri getiriyorum. Suçlama kendi içinde eriyor aslında.

Her konuya dair şakalarım var ve sıradan insanlarla ilgili değil şakalarım çünkü onlar benim seyircim. 

İddianamede 'şüpheli savcılık sorgusunda dalgıç derken haşemalıları kastetiğini ikrar etmiştir' yazılmış. Bu doğru değil, yanlış yazılmadıysa artniyetli bir durum. Nasıl böyle yazılabildi, şok içindeyim.

Erdoğan'ın isminin geçmediği bir politik mizahın bir anlamı yoktur. Otoriteden lafını esirgemeyen Nasrettin Hoca hayatta olsa Erdoğan'dan başka bir şaka yapmazdı.

Çıkıp reklam yapamasın diye sert konuştum. Avukatlarım bile benle görüştürülmüyorken neden Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm bilmiyorum. Kaçma ve delil karartma suçlamasıyla tutuklandım.

Mahkeme hakimi, “stand-up gösterin bile 1 buçuk saat sürdü” diyerek Göktaş'tan savunmasını toparlamasını istedi. Göktaş da 88 gündür cezaevinde olduğunu belirterek, “Daltonları övmek suçlamasıyla tekrar tutuklandım ve bu yüzden fazladan bir aydır cezaevindeyim. Kaçma şüphem yok, yurt dışından kendim döndüm. Hayatımdan 3 ay çalındı. Hayatımda en özgür ve kalabalık hissettiğim 3 aydı. Yüzlerce mektup geldi. Söylediğim hiçbir sözde suç içeren bir söz yok. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum."

_________________Filiz Aslan (Punto24 Dava Takip paylaşımlarını Thread ile birleştirerek hazırladım. Teşekkürler @P24DavaTakip)


GÜNÜN PAYLAŞIMI

 


 

GÜNÜN OLAYLARI

1911 - İtalya Krallığı, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etti ve Trablusgarp Savaşı başladı.

1937 - Çin Cumhuriyeti'nde Japon tehdidine karşı milliyetçi general Çan Kay Şek ile komünist önder Mao Zedong birlikte davranma kararı aldı.

1974 - Isparta'da Hüseyin Çaylı adında bir kişi, 6 yaşındaki Ergün Kahraman adlı erkek çocuğunu tecavüz edip öldürdü. 12 Eylül döneminde idam edildi.

1994 - Türkiye Adalet eski Bakanı ANAP'lı Mehmet Topaç, Ankara'daki bürosunda, Dev-Sol örgütü üyesi oldukları iddia edilen 4 kişinin silâhlı saldırısı sonucu öldü.

2008 - Lehman Brothers gibi önemli şirketlerin iflaslarının ardından Dow Jones endeksi 777.68 puan birden düşerek bir günde en büyük düşüşü yaşadı.


GÜNÜN DOĞANLARI

 1882 - Nuri Conker, Türk asker ve siyasetçi (ö. 1937)

1883 - Celal Sahir Erozan, Türk şair (ö. 1935)

1924 - Şükrü Elekdağ, Türk ekonomist, diplomat ve siyasetçi

1931 - Anita Ekberg, İsveçli aktris (ö. 2015)

1936 - Silvio Berlusconi, İtalyan siyasetçi, medya patronu ve eski Başbakan (ö. 2023)
1943 - Lech Walesa, Polonya dayanışma hareketi (Solidarność) lideri ve Cumhurbaşkanı, Nobel Barış Ödülü sahibi
1971 - Sibel Tüzün, Türk şarkıcı


GÜNÜN KAYIPLARI

1902 - Émile Zola, Fransız romancı (d. 1840)

2003 - Tuğrul Şavkay, Türk gazeteci (d. 1951)

2007 - Yıldırım Aktuna, Türk nöropsikiyatr ve siyasetçi (d. 1930)




Yorumlar