not aldıklarım... / günlerden 20 ekim

 


İKTİDARIN KEDİLEŞTİRME OPERASYONLARI

Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılıp tutuklanan Tanju Özcan: “Serbest kalmak istiyorum. Suya sabuna dokunmadan evde kedi gibi oturacağım. İsterse Öcalan’ı çıkarsınlar isterlerse mültecileri doldursunlar umurumda değil. Evimde kedi gibi hiçbir şeye karışmadan oturacağım.” — Operasyonlar tam da bunun için yapılıyor zaten; korkutmak, sindirmek, biat ettirmek için… İçeride en çok korkanlar da, dışarıda fazla gürültü çıkaranlar oluyor genelde…

 ____________Mehmet Ali Güller




Ağrı Dağı, Ara Güler'in kadrajında bir başka güzel.

_______________Hasan Mert Kaya


“YAKIN ÇEVRESİ, PARAYI UÇURDUĞU İÇİN ÖZEL’E ELON MUSK LAKABINI TAKMIŞ”

 İsmail Saymaz, Tera Portföy’ün patronu Erdin Özel’in “asgari ücretli çalışan” olarak gösterildiğini yazdı:

• Fatma Betül Sayan Kaya’nın fiilen yardımcılık görevi verdiği Tera Portföy’ün Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel, bütün başarı hikayesini AK Parti’de kurduğu bağlantılara borçlu.

• Yoksa asgari ücret karşılığında Afyon Odak gazetesine ekonomi haberleri geçen genç bir muhabirin harcı değil, milyarlarca TL’yi yönetip yüzbinlerce yatırımcıyı batırmak.

• Özel, Kırıkkale Üniversitesi Keskin Meslek Yüksek Okulu’nda Yerel Yönetimler Bölümü’nü bitirmiş, İngiltere’de adı bilinmeyen bir üniversiteden mezun olmuş.

• Mesaisini AK Parti çevrelerinde geçirmiş. 

• AK Partililer Özel’i üçü bir arada kahve içtiği yokluk zamanlarından biliyor.

• Özel’in sınıf atlama başarısını sigorta kaydından görebiliyoruz. Sigorta giriş tarihi, 2008.

• Serkan İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’nin şantiyelerinde 2012’ye kadar çalışmış görünüyor.

• Bir yıl sonra TRT’ye taşeron olarak hizmet veren iki şirkette prodüksiyon amiri olarak çalışıyor.

• 2014’te Kurgu Prodüksiyon’da işe giriyor.

• 2016’da Afyonspor eski Başkanı Nadir Güzbey’e ait Odak gazetesinde Ankara muhabiri oluyor.

• Ağırlıklı ekonomi haberleri gönderiyor.  

• Gazete yetkilileri bana şu bilgileri verdi:

“Özel’i bazı programlara yolladık. Güzel haberler gönderdi, yayınladık. Meclisten kart alması için sigortasını yaptık. Gazeteci kimliği kazandı. İş takipçiliği yapardı. AK Partiyle bağlantıları güçlüydü.”

• Özel’i nasıl hatırladıklarını sordum. Dediler ki;

“Tera’da iş yapacak kapasitesi kesinlikle yok.”

• Özel’in dönemin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’e yakın olduğunu iddia ettiler.

• Çelik’i aradım. “Tanıyorum” dedi ve şunları söyledi:

“Gariban bir çocuktu ama 5-6 senedir bilmiyorum. Partiye gelip giderdi. Partide yüzlerce insanla iletişimi vardır. Herkesle görüşürdü. Her kapıyı çalardı. Hafızamda, maddi durumu iyi olmayan, Anadolu’dan gelmiş, tutunmaya çalışan bir çocuk diye kalmış.”

• Özel, bu girişkenliğini yalnızca siyasi hayatında değil, duygusal ilişkilerinde de göstermiş. 

• Kamu ihaleleri alan Çelikler Holding’in sahibi Fadli Çelik’in kızıyla 2019’da evlenmiş.

• 2023’te kayınpederine ait olan Kütahya’nın yerel televizyonu Kanal 43’ün kadrosunda yönetmen olarak işe girmiş. Bu kanalın adı, Çelikler Holding tarafından satın alındıktan sonra Türk Haber TV olarak değiştirilmiş ve merkezi Ankara’ya taşınmış.

• Özel, fon skandalının patladığı, 18 Eylül 2026’ya kadar bu kanalın çalışanı olarak görünüyor.

• Halbuki aynı tarih aralığı içerisinde, 17 Ekim 2025’te Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı olmuştu.

• Sigorta kaydında asgari ücretli bir yönetmen olarak gösterilirken, gerçekte Tera Portföy’de milyarlarca TL’yi yönetiyordu.

• Özel’in son sigorta giriş tarihi, 19 Eylül. Tera başta olmak üzere yedi portföy şirketi için tasfiye kararı alındıktan iki gün sonra. Bu tarihte Novatra Varlık Yönetim’in şirket ortağı sıfatıyla sigortalı oldu.

• Özel, 1 Ekim’de tutuklandı. İfadesinde, Tera’da yapılan işlemlerden sorgulanıyor.

• Ne ilginçtir ki, Tera ile bağlantısı sigorta kayıtlarında görünmüyor.

• Buna karşılık sahibi olduğu Novatra’nın adı ise savcılıkta sorulmuyor. Oysa Novatra halen faal ve bu şirkete kayyum atanmış değil. 

• Çelik’in “Gariban bir çocuk” diye hatırladığı Özel, adresini Gölköy Mahallesi Cennet Koy Bodrum olarak beyan ediyor. Ultra lüks bir villa burası.

• Maaşını 500 bin TL diye söylemiş. Oysa sigorta kaydında 33.030 TL görünüyor. Yani, asgari ücretli.

• Yakın çevresi, parayı uçurduğu için Özel’e Elon Musk lakabını takmış.

• Elon Musk’un uçan Tesla’sı gibi düşünmeyin.

• Bursa İtfaiyesi’nin su basıncıyla havaya kaldırdığı, yere çakılınca paramparça olan arabaya benziyor daha çok.

____________Muhbir



Hepimiz aynı gemideyiz.

_____________Tunç Şatıroğlu



🔴 AKP’li eski Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in “250 liraya tavuk döner satarak helalinden rızkını kazanıyorlar” dediği oğullarının ticari faaliyetleri dönerciyle sınırlı değil. Yunus Türkmen’in İstanbul Finans Merkezi’ndeki Paşa Döner’in yanı sıra Bağdat Caddesi’nde de bir kafe işlettiği ortaya çıktı
🔴Yusuf ve Yunus Türkmen’in ortak olduğu Eylül Yemek Gıda İnşaat şirketinin sermayesi 1 milyon TL’den 25 milyon TL’ye çıkarıldı. Finans Merkezi’ndeki Paşa Döner’in açılışını duyuran eski AKP’li Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz ise yaptığı paylaşımı kısa süre sonra sildi
🔴Türkmen’in diğer oğlu Yusuf Türkmen aynı zamanda Türk Hava Yolları’nda yönetici. Hilmi Türkmen ise çocuklarının ticari faaliyetlerine yönelik haberlerin ardından, “Biz de geçinmek, ailemizin ve sorumluluğunu taşıdığımız insanların rızkını helalinden kazanmak zorundayız” demişti.
_____________BirGün Gazetesi





“Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında” Türkiye’nin gerçek bekâ sorunu bu haritada, Ne iktidar bunun farkında ne muhalefet farkında! ___________Osman Aydoğan





Geniş alanlarımız olmasına rağmen neden bizde böyle bir düzen yok?
___________Mühendislik Harikası



🔴 136 şirket halka arz sırasında bekliyor. 1. Emlak Katılım Bankası 2. Tiryaki Anadolu Holding 3. Rönesans Altyapı Sistemleri 4. Namet Gıda 5. Karesi Polyester ve Petrokimya 6. Tatilbudur 7. Daiichi Elektronik 8. Hayri Ögelman Madencilik 9. Trakya Elektrik Dağıtım 10. Sakarya Elektrik Dağıtım 11. Aras Elektrik Dağıtım 12. Aksa Elektrik Perakende Satış 13. TV8 TV Yayıncılık 14. Re Pie Yatırım Holding 15. Adra Holding 16. Naturel Holding 17. Q Yatırım Holding 18. Taksim Holding 19. Effective Invest Yatırım Holding 20. Fiba Faktoring 21. Doğa Sigorta 22. Ankara Anonim Türk Sigorta 23. Multinet Kurumsal Hizmetleri 24. Hedef Grup Satış Dağıtım 25. Noksel Çelik Boru Sanayi 26. Dorçe Prefabrik Yapı 27. Borsan Kablo Elektrik 28. CMS Jant 29. Reis Makine 30. Schmid Pekintaş Güneş Enerji Sist. 31. Elin Elektrik 32. INAVITAS Enerji 33. Oltan Köleoğlu Elektrik 34. Fortis Enerji Elektrik Üretim 35. Kutup Yenilenebilir Enerji Üretim 36. Point Solar Elektrik Üretim 37. ADM Energy Elektrik Yatırımları 38. EFG Elektrik Enerji 39. Elestaş Elektrik Üretim 40. Kon-Tek 41. DBE Elektrik Mühendislik 42. Konelsis Enerji 43. Türker Yenilenebilir Enerji Yat. 44. Peak PV Solar Teknolojileri 45. Baycan Elektrik Müteahhitlik 46. Alnus Yatırım 47. Marbaş Menkul 48. Bulls Yatırım 49. Haver Farma İlaç 50. Ekici Süt 51. Hastavuk Gıda 52. Beşler Makarna 53. Tellioğlu Yem Gıda 54. Volta Motor 55. Sinbo Küçük Ev Aletleri 56. Pilsan Plastik ve Oyuncak 57. Eti Elektrometalurji 58. Efor Gübre Madencilik 59. Anadolu Mikronize Kimya 60. Hür Çelik 61. Koç Bakır Kablo 62. Reçber Kablo 63. Demes Kablo 64. Makel Elektrik Malzemeleri 65. Samet Kalıp ve Madeni Eşya Sanayi 66. Vaden Otomotiv 67. Mercanlar Otom#otiv 68. Otosor Otomotiv 69. Evofone Teknoloji 70. Innovance Bilgi Teknolojileri 71. Joy Game Oyun ve Teknoloji 72. PTTEM Teknoloji 73. Atel Teknoloji ve Savunma 74. Biosys Biyomedikal Mühendislik 75. Multikan Sağlık Ürünleri 76. Özel İskenderun Gelişim Hastanesi 77. Baytuna Grup Yatırım 78. Milk Academy Süt Ürünleri 79. Tarım Kredi Süt Ürünleri 80. Fide Konserve Gıda 81. Aycan Entegre Gıda 82. Temas Gıda 83. Doğkar Gıda Maddeleri 84. Pek Dondurulmuş Gıda 85. As Ofis Damızlık Yumurta 86. Özova Tarım 87. Özlem Tarım Ürünleri 88. Sector Tarım 89. Kuzuoğlu Su Ürünleri 90. Beyoğlu Çikolata 91. Panda Alüminyum 92. Proline PVC Plastik 93. Sönmez Global Plastik 94. Separ Plastik 95. Çimstone İnşaat Malzemeleri 96. Arkoz Madencilik 97. Özseç Beton Madencilik 98. Asos Proses Makine 99. Gümüşoğlu Tekstil 100. Sapro Temizlik Ürünleri 101. Zebrano Mobilya Teknolojileri 102. Club Jolly Turizm 103. Odeon Turizm İşletmeciliği 104. Anemon Turizm 105. Esasburda Turizm 106. Güllük Mandalya Turizm 107. İDC Liman İşletmeleri 108. Termopet Akaryakıt 109. NMT Lojistik 110. Akademi Çevre Entegre Atık 111. Deba Atık Yönetimi 112. Deniz Eko Enerji ve Geri Dönüşüm 113. Kisan İnşaat Mühendislik 114. Aksam Otogong 115. Sanat Ambalaj 116. İz Baskı 117. Parteks Kağıt Endüstrisi 118. Divapan Entegre Ağaç Panel 119. İstinyepark GYO 120. Timur Gayrimenkul Geliştirme Yapı ve Yatırım 121. Oğuzata GYO 122. Ral GYO 123. Başakkent GYO 124. Selectum GYO 125. IC GYO 126. Mar GYO 127. Dağ GYO 128. İON Kentsel GYO 129. Babacan GYO 130. Zen GSYİH 131. Başakkent GSYO 132. İhlas GSYO 133. Koray GSYO 134. Ekol GSYO 135. Tera GSYO 136. SUSTAIN TECH GSYO
__________________________________Piyasa TR





DOĞRU GAZETECİLİK YAPMAK SUÇ MU?
Yazmadığı haber nedeniyle tutuklanan Murat Ağırel ifadesinde anlattı: Belgesiz, doğrulanmamış haberi yapmam, yapmadım. Sarıgüllere yanıt hakkı vereceğimi söyledim. Bu dosyanın olsa olsa tanığı olurum.
Türkiye’de, belki dünyada bir ilk yaşandı. Gazeteci Murat Ağırel, belgelerinden emin olmadığı bir haberi yayınlamadığı için tutuklandı. Murat Ağırel, basın etiği gereği; iddiaların muhatabına yanıt hakkı tanıdığı için cezaevine atıldı.
Murat Ağırel ilk ve en detaylı ifadesini üç gün boyunca tutulduğu İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde verdi. Kara para aklama faaliyetleri hakkında onlarca habere, kitaplara imza atan Murat Ağırel, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde kara para aklamakla suçlanıyordu. Bu ifadede sadece iki soru yöneltildi.
KARA PARACININ “İZLENİMİ”
Almanya’da yaşayan Sinan Çampınar ve iki Alman ortağı, Mustafa Sarıgül ile oğulları Emir ve Ömer Sarıgül ile akçeli işlere girmişti. Sarıgüller tarafından dolandırıldıklarını iddia eden Sinan Çampınar dilekçesinde sadece şöyle bir ifadede bulundu:
“Murat Ağırel’e teslim ettiğimiz materyallerin kısa sürede Sarıgül tarafınca öğrenilmiş olabileceğine dair izlenimim Türkiye’ye gelerek şahsen ifade vermemiş olmamın önemli nedenlerinden biridir.”
Yani bir “izlenim”den bahsediyordu.
Sinan Çampınar’ın ortağı Kaı Precat ise Sarıgül ailesi tarafından dolandırıldığını iddia ettikten sonra, bu konudaki ellerindeki materyalleri Murat Ağırel’e gönderdiklerini söyledi ve tutanağa şöyle geçti:
“Murat Ağırel’in bunları paylaşacağını söylediğini ancak paylaşmadığını, bu bilgileri Mustafa Sarıgül’e verdiğini daha sonra Sinan Çampınar’ın tehdit aldığını beyan etmiştir.”
Üç gün İstanbul Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde tutulan Murat Ağırel, polisteki ifadesine şöyle başladı.
“İfadeleri okudum. Neden burada olduğumu hala anlamış değilim. En fazla bu soruşturmada bilgisine başvurulan olmam gerekirken ayağımda elektronik kelepçe bulunmasına rağmen evim sabah saat 06.00’da polisler tarafından basıldı…”
“ANLATTIKLARI MANTIKLI GELMEDİ”
Ağırel ifadesinin devamında Almanya’da Gökçeklerin satın aldığı gayrimenkulleri araştırırken, bir avukatın ilk kez Sinan Çampınar’dan bahsettiğini anlattı. Bu avukat, Sinan Çampınar vasıtasıyla Kaı Precat ve Marc Baeriswyl’in “Osman Gökçek ile 150-200 milyon euro aralığında bir yatırım yaptığını” söylemişti. Avukatın telefonla aradığı Sinan Çampınar da bu iddialarda bulunmuştu. Ancak Murat Ağırel ifadesinde Sinan Çampınar’ın anlattıklarını mantıklı bulmadığını söyledi. Şöyle devam etti:
“Beni tanımıyordu. Kendisinde evrak, belge olup olmadığını sordum ve istedim. Kendisi Osman Gökçek isimli şahıstan daha büyük bir skandalın olduğunu söyledi. Mustafa Sarıgül hakkında iddialarda bulundu. Eğer belge varsa haber değeri varsa araştıracağımı beyan ettim.”
“BELGE VARSA İNCELERİM”
Murat Ağırel ülkede geniş yankı uyandıran Gökçekler ile ilgili haberinden sonra, geçmişte FETÖ’nün tetikçiliğini yapan kişilerin hakkında itibar suikastı yaparak tutuklanması için kampanya başlattığını anlattı. Sonraki günlerde Sinan Çampınar’ın Almanya kodlu numaradan kendisini aradığını anlatan Ağırel şöyle konuştu:
“Bir takım video, ses kaydı ve ne olduğunu anlamadığım ekran görüntüleri paylaştı. O dönem Gökçekler dosyasıyla ilgilendiğim için gönderdiklerine bir süre bakamadım. Ancak Sinan Çampınar’ın tacizleri bitmedi, canlı yayında olduğumu bilmesine rağmen devamlı arayıp mesaj atıyordu. Kendisine en son mesaj yazdım. Whatsapp mesajını tarafınıza sunuyorum, aynen şöyle söyledim:
‘İddia ettiğiniz dosya ile ilgili gönderdiklerini inceledim. Gönderdikleriniz iddiaları destekleyici düzeyde değil. Belgeler var ise onu da gönderirseniz, incelerim. Sözleşmeler, para transferi dekontları, şirket kuruluş evrakları gibi.’
Kendisi de ‘Hepsi mevcut’ diye cevap verdi.”
“BELGELER YETERSİZDİ”
Murat Ağırel ifadesinde; Sinan Çampınar’ın belgeleri vermeden önce Alman ortaklarıyla birlikte Türkiye’ye gelerek kendisiyle görüşmek istediğini anlattı. Bu kişileri Cumhuriyet Gazetesi’ne davet ettiğini ifade eden Ağırel “Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mine Hanım’a bilgi verdim. Yayın arkadaşlarım Şule Aydın, Timur Soykan, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’a da bilgi verdim. Konu üzerinde toplantı yaptık. Belgelerin yetersiz olduğunu ancak yeni belgeler sunulması halinde araştırmaya değer olduğunu ve skandal olduğunu konuştuk. Belge talep ettik.
Sinan Çampınar devamlı izinsiz alınmış ses kaydı ve gizli kaydedilmiş önü arkası olmayan kısa videolar gönderiyordu. Ancak bir türlü iddia ettiği transferlere dair ödeme dekontu veya belge göndermiyordu. Israrla Osman Gökçek ile ilgili şirket bilgilerini göndereceğini, ön şart olarak Sarıgül dosyasının haber yapılmasını istiyordu. Kendisiyle telefonda görüntülü olarak konuştum ve belgeleri tekrar istedim. Olayı bir türlü anlamadığım için sakin sakin anlatmasını istedim. Ancak bir türlü olayı anlatamadı. Ya Türkçesi yeterli değildi veyahut olay örgüsünü anlatışında bir tuhaflık vardı.”
BİR VİDEO VE FOTOĞRAFLAR
Murat Ağırel bir süre sonra Sinan Çampınar’ın gönderdiklerini tekrar incelediğini anlattı. Sadece bir videoyu kayda değer bulduğunu ifade eden Murat Ağırel “Videoda Mustafa Sarıgül, Sinan Çampınar ile konuşuyor. Bazı kurulması planlanan şirketlerin şeması vardı ve bu şemada şirketlerin bedelleri yazıyordu. Tek elle tutulur video buydu. Diğerleri ise Sinan Çampınar ve Almanların beraber geçirdikleri zamanlara dair fotoğraflardı.”
Murat Ağırel, somut kanıt olacak belgeleri istemeye devam ettiğini anlattı. Bu sırada Sinan Çampınar ve Almanların Türkiye’ye gelmekten vazgeçtiğini ifade eden Ağırel şöyle devam etti: “Beni davet ettiler ve ‘Tüm masraflarınız tarafımızdan karşılanacak’ dediler. Ben de buna tepki gösterdim. ‘Siz bunu söyleyerek bana hakaret ettiniz ve bunu rüşvet teklifi olarak kabul ederim’ dedim ve reddettim. Sonra uzun bir süre görüşmedim.”
Sinan Çampınar’ın bir süre sonra tekrar aradığını ve Alman ortaklarıyla birlikte görüntülü bir telefon görüşmesi yapmak istediklerini ifade eden Ağırel, bu görüşmeyi kaydettiğini ve el konulan cep telefonunda bu kayıtların olduğunu söyledi. Bu görüşmede de para trafiğini gösteren belge talep ettiğini belirtti.
“ŞARTA BAĞLI GAZETECİLİK OLMAZ”
Murat Ağırel, bu süreçte Sinan Çampınar’ın belgeyi göndermeden haberi yapması için ısrar ettiğini anlatan şunları söyledi:
“Haberi yaparsam Osman Gökçek’in belgelerini bana vereceğini söylüyordu. Osman Gökçek’i aradım. Avrupa’da yatırımı olup olmadığını, Mustafa Sarıgül’ün de aynı şirkette olup olmadığını sordum. Kendisi bunu yalanladı. Sinan Çampınar’ı tanıyan kişilere sorarak, kim olduğunu öğrenmeye çalıştım. Çünkü söylediklerinde tutarsızlık olduğunu, yalan söylediğini düşünüyordum… Ancak kendisinin tacizleri bitmiyordu. Gazeteci arkadaşlarım Şule Aydın, Timur Soykan, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan ile ödeme dekontları gelmeden haberi yapmama kararı aldık. Kendisine bu durumu bildirir mesaj gönderim. Başka mecrada yayınlayacağını, bir site kurduğunu, zamanının az kaldığını söyledi. Şarta bağlamaya çalıştı. Ben de kendisine gazeteciliğin böyle yapılmayacağını, şarta bağlı bir gazetecilik olmayacağını, ‘Önce yayın yapın, sonra belgeleri paylaşalım’ mantığının bizim gazeteciliğimizle bağdaşmayacağını ifade ettim. Belge olmadan haber yapmayacağımı anlattım, belgeleri de muhataplarına soracağımı bildiren mesaj yazdım. Mesajın tamamını tarafınıza sunuyorum.”
ÇAMPINAR’IN KARA PARA İTİRAFI
Murat Ağırel bu mesajdan sonra Sinan Çampınar’ın kendisini tekrar aradığını ifade etti. Bu kişiye hiç güvenmediği için görüşmeyi kaydettiğini anlattı. Bu kaydı sundu ve içeriği konusunda şu bilgileri verdi:
“Arabadaydı. Kendisine herhangi bir para talebimin olup olmadığını sordum. Olmadığını söyledi… Bu dosyayı kendilerinin bana sunduğunu doğruladı… Osman Gökçek ile ilgili iddialar üzerine görüştüğümüzü onaylamasını istedim. Onayladı.”
Bu konuşmanın devamında Sinan Çampınar’ın, Sarıgüller hakkında iddiaları da aktardığını belirten Ağırel, ifadesine şöyle devam etti:
“Ben ‘Yani siz kara para aklıyordunuz aslında’ diye sordum. Sinan Çampınar ‘Evet öyle, telefonda çok şey oluyor ama ben tırsıyorum Murat Bey’ diye cevap verdi. Ben de kendisine ‘Tırsmayın, doğruyu anlatın’ dedim. Bu görüşmenin videosunu ve deşifresini tarafınıza sunuyorum.”
Bu noktada Murat Ağırel, Onlar TV’de birlikte yayın yaptığı gazeteci Timur Soykan’ın da tanık olduğu süreci anlattı. Murat Ağırel, “Sarıgüllerin örgütüne yardım etmekten” tutuklandı ama, ailenin avukatları haberi Timur Soykan’ın yaptığını zannediyordu. Sarıgül ailesinin avukatı Hüma Hanım, Timur Soykan ile temas kurdu. Timur Soykan haberi Murat Ağırel’in hazırladığını söyledi ve telefon numarasını verdi.
YANIT HAKKI VE “BELGELER SAHTE” İDDİASI
Murat Ağırel şunları anlattı:
“Hüma Hanım bana Whatsapp’tan yazdı. Kendisine araştırdığımı söyledim. Başkaca iletişim kurmadım. Sinan Çampınar sonrasında bana iki tane banka dekontu gönderdi. Gönderici kısmı kapalı, alıcı kısmı Emir Sarıgül ve Mustafa Sarıgül olan iki adet dekont geldi. Dekontlardan birinin üzerinde 100 milyon Euro diğerinde ise 10 milyon Euro yazıyordu. Artık elimde somut belge vardı ve bundan sonrasında teyit mekanizmasına ihtiyacım vardı. Hüma Hanım’a iddiaları telefonda sordum. Belgeler ile cevap vermek istediklerini söylediler. Dışarıda buluşmak istediler. Kabul etmedim. Cumhuriyet Gazetesi’ne davet ettim. Kayıtları gazetemizde mevcuttur. Sinan Çampınar’ın iddialarını sordum. Reddettiler… Denizbank’a ait hesap dökümlerini getirmişlerdi. Ben de kendilerine kurulan şirketleri sordum. Hüma Hanım şirketlerden bir tanesinin İngiltere’de göründüğünü ancak sahte olduğunu, belgenin altında yer alan noter imzasının sahte olduğunu, bunları belgeleriyle doğrulattıklarını beyan etti ve gösterdi. 100 milyon Euro ve 10 milyon euroyu sordum. Mümkün olmadığını söyledi. Hesap hareketlerini gösterdi. Banka dekontunun numarasını kendisine okudum, tarihini okudum ve bu dekontun bende olduğunu, araştıracağımı söyledim. Kendisi banka dekontlarının doğru olmadığını Emir Sarıgül adına sadece 100 Euro geldiğini ve 100 Euronun geri gönderildiğini beyan etti. İşlem dökümü gösterdi. Daha önce de Sinan Çampınar ile sorun yaşadıklarını, mahkemeye şikayet ettiklerini, Sinan Çampınar’ın babası ile birlikte Mustafa Sarıgül ile konuşup sulh ilan ettiklerini, neticesinde ibra protokolü yaptıklarını beyan etti ve belgesini verdi. İddiasına göre; 8 milyon Euro olan sözleşme, 80 milyon Euro olarak kayıtlara geçirilmişti. Bunu kendileri fark ettikten sonra suç duyurusunda bulunduklarını beyan etti. Ben kendilerine herhangi bir evrak vermedim.”
“ARAŞTIRMA SÜRERKEN GÖZALTINA ALINDIM”
Murat Ağırel ifadesinin devamında bir gazeteci olarak iddiaların muhataplarına yanıt hakkı tanımanın bir suç değil, zorunluluk olduğunu anlattı. Ancak bu ona yönelik bir suçlamaya dönüşmüştü. Murat Ağırel şunları söyledi:
“Sinan Çampınar daha sonra bana mesaj gönderdi. ‘Size verdiğimiz belgeleri başkalarına mı verdiniz’ diye sordu. ‘Herhangi bir belge vermedim ama belgeleri doğrulatmaya çalışacağımı daha önce kendisine söylediğimi hatırlattım. Bu yazışmayı da sunuyorum. Olayla ilgili araştırmalarım sürerken gözaltına alındım. Yani haberi yapmaktan vazgeçmiş değilim. Yani belgelerin doğruluğunu araştırıyordum.”
İfadede Murat Ağırel’e, kara para akladığını ikrar eden Sinan Çampınar’ın kendisine gönderdiği belgeler soruldu.
Murat Ağırel “Belgeden kasıt, gönderildiği iddia edilen paralara ilişkin dekont fotoğrafı ve bağlamından kopuk birkaç izinsiz olarak gizlice çekilmiş videodan ibarettir” diye yanıt verdi.
“EMİR SARIGÜL’Ü TANIMIYORUM”
Polis, Ağırel’e “Bahse konu materyaller hakkında Abdurrahman Emir Sarıgül ile herhangi bir görüşmeniz oldu mu?” sorusu yöneltildi. Ağırel şu yanıtı verdi:
“Abdurrahman Emir Sarıgül ile herhangi bir görüşmemiz olmadı. Kendisini tanımıyorum. Hiçbir zaman yan yana gelmedik. Telefonla da görüşmedik. Ancak yukarıda söylediğim üzere avukatları olan Hüma Hanım ile görüştüm.”
İfadede sadece iki soru yöneltilmişti. Son soru ifade şablonunda vardı:
“Eklemek istediğiniz bir beyanınız var mı?”
“DEKONTLARI ARAŞTIRIYORDUM”
Murat Ağırel şöyle konuştu:
“Ben uzun zamandır araştırmacı gazetecilik yapıyorum. Yayınlanmış 7 kitabım var. Binlerce makalem var. Araştırma konusu bir olayın hangi süreçlerden geçeceğini gayet işi biliyorum. Bugüne kadar yapmış olduğum haberlerde belgesiz, doğrulanmamış tek bir cümleye yer vermedim. 1 milyar euro aklama iddiası ve bunun bir milletvekili tarafından gerçekleştirildiği iddiası sıradan bir haber değildir. Dolayısıyla sağlam belgelerle doğrulanmış bilgilere ihtiyaç vardır. Sinan Çampınar’ın göndermiş olduğu önü arkası kesilmiş videoları belge mahiyetinde kullanmak suç teşkil etmektedir. İddialarını doğrulayabilmek amacıyla dekont rica ettim. Israrla istememe rağmen en son iki tane dekont gönderdi. Alman kaynaklarımdan dekontlarımı sorguladığımda bu dekontların doğru olmayabileceğini öğrendim. Bununla ilgili resmi başvuru yapmak için hazırlık aşamasındayken başka bir soruşturmadan ev hapsi verildi. Dijital materyallerime el konuldu. Şimdi ise ev hapsinde iken yapmadığım haber nedeniyle şafak baskınıyla gözaltına alındım. Anlattığım sürecin tüm belgeleri, delilleri mevcuttur. Tarafınıza sunuyorum.
“NE ÖRGÜTÜ, TANIMIYORUM BİLE”
Ben bu dosyanın olsa olsa tanığı olabilirim, şüphelisi değil. Atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Kaldı ki tarafıma sadece suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçu isnat edilmiş. Ancak bu suçu nasıl işlediğime ilişkin herhangi bir somut isnat yöneltilmemiştir. Hatta gözaltına alınmamdan sonra avukatlarımdan öğrendiğim kadarıyla, basında ‘suç örgütü üyesi’ olmakla da suçlanıyormuşum. Oysa ben Ömer Sarıgül ve Mustafa Sarıgül aleyhinde haber yapmış, yasa dışı bahis soruşturmalarıyla ilgili bağlantılarını ortaya koymuş bir gazeteciyim. Bunun haberlerini de ibraz ediyorum. Hayatımda yan yana bile gelmediğim insanlarla nasıl olur da suç örgütü kurmak ya da bu örgüte üye olmakla suçlanırım, anlamış değilim…”
SUÇLAMA ADLİYEDE DEĞİŞTİRİLDİ
Murat Ağırel bu ifadesi alındıktan sonra Çağlayan Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık ifadesinde beyanlarını özetleyerek tekrarladı. Emniyette kara para aklama suçlamasıyla ifadesi alınmıştı. Ama adliyede bu suçlama ortadan kalktı. Savcılık tarafından “üyesi olmadığı örgüte yardım etmek” suçundan tutuklamaya sevk edildi. Ve sulh ceza hakimi tarafından tutuklandı. Günler önce Türkiye Gazetesi Yazarı Fuat Uğur’un yazdığı savcılık bilgi notu gerçek oldu: “Murat Ağırel tutuklamaya sevk edilecek.” Bu yargı düzeninde savunmanın ve Murat Ağırel’in sunduğu delillerin maalesef hiçbir önemi yoktu.
___________ONLAR TV

Yorumlar