not aldıklarım... / günlerden 30 ekim




____________Hıdır Murat Doğan


Fon vurgunu, birkaç uyanık girişimci ve bürokratın kurduğu bir tuzak değil... Şu "organizasyon"a bakar mısınız?

📍Dönemin BDDK Başkanı Akben liderliğinde "yerli ve milli" kredi derecelendirme kuruluşu açtılar: JCR Avrasya.

📍Fon krizi patlamadan iki hafta önce, Ağustos 2026'da TERA'nın tüm araçlarına en yüksek notu olan "A"yı verdiler.

📍Fon krizi patlayınca 15 Eylül'de en kötü not olan "Yatırım yapılamaz"a çevirdiler!

📍Erken haber alanlar milyarlarıyla çekildi, A notuna aldanan yüz binlerce yatırımcının parası pul oldu.

📍Bu düzeneğin oyuncularına dönelim. Akben'in BDDK'daki yardımcısı kimdi? Türkiye Sigorta'nın paralarını fonda batıran Taha Çakmak.

📍Akben'ın oğlu? Çakmak sayesinde Graintürk'te dolapları çeviren şahıs. Akben, TERA, Pusula ve Hedef'e yatırım bankası izni veren kişi.

📍JCR Avrasya'nın en büyük hissedarı kim? Borsa İstanbul... Genel Müdürü Erişah Arıcan. Varlık Fonu'nun da başkan yardımcısı. Hani milyarları TERA'da batıran, kriz nedeniyle kendi kamu şirketlerinin borsada dip yapmasına seyirci kalan Varlık Fonu!

📍Peki JCR Avrasya'nın başında kim var? Prof. Dr. Feyzullah Yetgin... 2010-2016 yılları arasında Çalık Holding'de yönetici...

==========Bülent Mumay



Fon vurgununda milyar liralık vurgunlar konuşulurken, milyonlarca çalışan açlık sınırı altında ücretle hayatta kalmaya çalışıyor. 

Ekim'de açlık sınırı 38 bin 24 lira. 

Asgari ücret açlık sınırının yüzde 26 altına indi.

___________İnan Mutlu


Azerbaycan APA Ajansı, "Aliyev Türkiye'ye neden gitmedi?" başlıklı bir analiz yayınladı. 

Öne çıkanlar:

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, TDT Zirvesi’ne katılmak üzere neden Türkiye’ye gitmedi?

Yaklaşık bir aydır Türkiye’de Azerbaycan’a, ülkenin liderine, halkına ve devletine yönelik temelsiz ve çirkin bir kampanya yürütülüyor.

Aslında bu kampanya son bir ayda yoğunlaşmış olsa da sürecin başlangıcı daha eskiye dayanıyor. Türkiye’de son üç yıldır, zaman zaman yoğunluğu azalsa da Azerbaycan sürekli hedef alınıyor. Bu kampanyanın temel konusu ise Azerbaycan-İsrail ilişkileri.

Bu denli absürt bir yaklaşım sergileyenlerin mantığına göre Bakü, Ankara’nın yörüngesinden çıkmamalı.

Oysa bu yaklaşım, Azerbaycan’a yönelik aşağılayıcı, hakaret içeren ve ülkenin bağımsızlığını yok sayan bir tutumdur. Aynı zamanda “Bir millet, iki devlet” ilkesinin tamamen çarpıtılmış bir yorumudur.

Diğer taraftan, Türkiye’nin İsrail ile iş birliği ilişkilerine dair çok sayıda somut olgu ortaya konulmuş durumda ve bunların hiçbiri resmî olarak yalanlanmış değil. Böyle bir durumda Azerbaycan’a yöneltilen eleştiriler neden ciddiye alınsın?

Bu süreç bazı acı gerçekleri de ortaya çıkardı. Gerçek şu ki, geçmişte farklı dönemlerde çeşitli sorunlar, ikili ilişkilerde anlaşmazlıklar, görüş ayrılıkları ve gerilimler yaşanmış olsa da hiçbir ülkeden Azerbaycan’a yönelik bu denli ağır hakaretler ve saldırılar gelmemişti.

Bu durum, Türkiye toplumunun hurafeciliğe sürüklendiğini ve gerilediğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bugün Türkiye toplumunun ciddi bir kutuplaşma sorunuyla ve derin iç çelişkilerle karşı karşıya olduğunu görüyoruz. İktidar, kendi hedeflerine ulaşmak için radikal dindarlığı teşvik ediyor, devletin temellerini sarsabilecek akımlara alan açıyor.

Azerbaycan, bu saldırıyı İran’dan beklerken kardeş olarak gördüğü Türkiye’den en ağır darbelerden birini aldı. Bu darbeyi vuranlar ise iktidardaki AKP ve onun destekçisi olan İslamcı-Nurcu gruplardı.

Ankara ise sürece oldukça geç müdahale etti ve birtakım adımlar atmaya çalıştı. Ancak bu adımlar pek etkili olmadı. Ankara söz konusu adımları zamanında atsaydı, kışkırtıcı girişimlere izin vermek bir yana, en azından seyirci kalmasaydı, durum bugünkü noktaya gelmezdi. Bu ilişkileri yeniden sağlıklı bir zemine oturtmak ise hiç de kolay olmayacak.

Son gelişmelerle birlikte Azerbaycan toplumu, Türkiye’deki bazı çevrelerin gerçek yüzünü ve niyetlerini görmüş oldu. Bu durum, bazı meselelere yaklaşımda tutum değişikliğini zorunlu kılıyor.

Artık ikili ilişkilerde rasyonellik ön plana çıkıyor. Dostluk ve kardeşlik devam etse de herkesin kendi devleti ve kendi çıkarları var.

______________Erkin Öncan


Yönetimi ağırlıkla eski AKP milletvekillerinden, belediye başkanlarından oluşan ve genel müdürü ile yardımcısı tutuklu olan  kamu kuruluşu T. Sigorta A.Ş. öyle anlaşılıyor ki, 16 milyar TL batırmış. 

Kediye ciğeri teslim etmişler.

Fona yatırmamışlar ama muhtemelen bir portföy şirketine (Tera'ya) verilen devlet iç borçlanma senetleri, bu şirkette batmış. 

Eylül bilançosunda bu net görülecek ama şimdiden batık 16 milyar TL demeye getirmiş ve bundan dolayı 3. çeyrek zararı (vergi kalkanı sonrası) 11 milyar TL. 

Şirket yönetim kurulundan, AKP li zevattan kesinlikle hesap sorulmalı. 

Suç, sadece genel müdür ile yardımcısına yıkılamaz.

Her şeyi biliyorlardı.

______________Mustafa Sönmez



Fon vurgununda konuştuğumuz çoğu şirketin bir ortak noktası var...

___________Prof Dr. Ümit Özlale



Dünyanın en büyük kripto borsası Binance, yaklaşık 6.300.000.000 dolarlık kripto varlık çaldırdı.

— Blockchain analiz şirketleri, saldırıyı Kuzey Koreli hackerların yaptığını düşünüyor.

— Çalınan varlığın 3 milyar dolarlık kısmı donduruldu.

— Bir Binance çalışanının bilgisayarına erişilmesi sonucu verilerin çalındığı değerlendirildi.

— Şirket, zararın tamamını kendi kaynaklarından karşılayacak.

_______________BPT



GERÇEKTEN İNANILMAZ

Bundan 10 yıl önce Fractal İstanbul’u çizmeye başladığımda bu gelişmeleri hayal etmiş miydim?

Evet. Hissediyordum. Ama bu kadar hızlı olacağını... Hayır. 

Kent haritalarında büyük bir kırılma yaşanıyor. Önce Londra geldi: https://tiny.london 

Ardından, uydu görüntülerinin artan çözünürlüğü ve yapay zekânın sunduğu olanaklarla Brezilya’dan TinyGyn: https://tinygyn.com 

“İstanbul ne zaman gelir?” diye düşünürken, aradan 10 gün bile geçmeden Yahya Bedirhan Pak’ın Isometric İstanbul çalışması çıkageldi: https://isometricistanbul.com 

İnanılmaz, inanılmaz! 

____________Tarık Tolunay / Kentçizer



Beşiktaş’taki Barbaros Hayrettin Paşa Türbesi’nde başının sandukası üzerinde bulunan sancak. 

Orijinalinde Yeşil ipek kumaştan yapılmış olan bu sancağın uçkurluk tarafında bir satır halinde Kelime-i Tevhid ve bunun tam alt yüzüne gelen kısımda yine bir satır olarak Nasrun Minallah ayeti yazılıdır. Sancağın ortasında bir Zülfikar bulunmakta olup bunun dört tarafında ilk dört İslâm halifesinin adları yazılıdır. Zülfikarın namluları arasında bir Mühr-i Süleyman yer almaktadır. Zülfikarın kabzasına yakın olarak bir Pençe-i âl-i abâ bulunur. Sancağın alt yüzünde de bunlar aynen mevcuttur.

__________Önder Kaya / İstanbul gezgini



Fikirleriyle Batı felsefesini sarsan filozof Friedrich Nietzsche'nin (1844-1900) cinnet halindeki son günleri. Ablası Elisabeth onu Jena'dan Weimar'a taşıdı, evinin bir odasına koydu. 

Battaniye, sakal ve boş gözler. 

Felsefenin en acımasız adamı, sadece bir gölgeden ibaret.

 ______________Mustafa Armağan



Arnavutluk'un Adriyatik kıyısındaki liman kenti Durrës'te, İspanyol stüdyoları SelgasCano ve FRPO, sınırlı bir kentsel alanı çarpıcı dikey bir simgeye dönüştüren Sky-K adlı konut kulesi projesini tasarladı. 

____________ParametricArchitecture



1988 yılında, dünyanın ilk lüks yüzen oteli olarak kabul edilen Four Seasons Barrier Reef Resort, Avustralya'daki Büyük Bariyer Resifi'nde açıldı.

Singapur'da inşa edilen ve John Brewer Resifi'ne yaklaşık 5.000 kilometre sürüklenen heybetli yedi katlı yapı, yaklaşık 200 oda, barlar, restoranlar, bir yüzme havuzu, yüzen bir tenis kortu ve hatta bir helikopter pisti sunuyordu. Ancak, kötü lojistik, elverişsiz hava koşulları ve önemli finansal aksaklıklar, projenin açılışından sadece bir yıl sonra ticari başarısızlığa yol açtı.

1989'da satıldıktan sonra, yüzen kompleks, Vietnam'ın Ho Chi Minh Şehri'ne 14.000 kilometreden fazla dramatik bir uluslararası yolculuğa çıktı ve burada Saigon Floating Hotel adıyla neredeyse bir on yıl boyunca başarılı bir şekilde işletildi. Yıllar geçtikçe ve bölgedeki otel rekabeti arttıkça, mülk 1990'larda tekrar el değiştirdi; Güney Koreli Hyundai Asan şirketi tarafından Kuzey Kore'nin Kumgang Dağı bölgesinde turist konaklaması olarak hizmet vermek üzere satın alındı.

Haegumgang Hotel olarak yeniden adlandırılan devasa yapı, Kuzey Kore sularında demirledi ve iki ülke arasındaki siyasi yumuşama döneminde Güney'den gelen ziyaretçileri ağırladı. Turist bölgesinin kapanmasının ardından binanın ihmali nedeniyle oluşan bozulma üzerine, Kuzey Kore hükümeti son yıllarda yapının kalıcı olarak yıkılmasını emretti; bu, dünyanın yarısını dolaşan bir yüzen tatil köyünün trajik ve ilginç hikâyesine merhametsiz bir son getirdi.

____________________Today In History




Tarihteki En Ölümcül Pandemiler

__________The Data of Everything



Papa Leo XIV, ABD ara seçimleri için posta yoluyla oy pusulası gönderdi; böylece ABD seçiminde oy kullanan ilk papa ve muhtemelen laik demokratik bir seçimde oy kullanan ilk papa oldu.

___________CNN Breaking News

Yorumlar